Milenyum dönüşüne tanık olunca yıllarla ilgili bakış açılarımız da değişti. Önceden en büyük yıl grubu olarak 4 yıl ve 5 yıl görülürdü. Hükümetler 4 yılda bir değişirdi ve 5 yıllık kalkınma planları yapılırdı.
Bir "milenyum" devirince yıllarla ilgili vizyonumuz da büyüdü. Artık 8 yıl sonradan, 10 yıl sonradan, hatta 30 yıl sonradan konuşuyoruz.
Kimdi o zenginler?
Bin yıl önce, yani İsa'dan Sonra 1000 yılında, insanlar hangi aşamada ve hangi yılda olduklarının da farkında değillerdi. Kuşkusuz bin yıl sonrasını hayal bile edemiyorlardı.
Bu hayaller her zaman çok dar bir kesimin uğraşı olmuştur. Zaman zaman "entel" diye iyice aşağılanan, "entelektüel" sözcüğünün "bir işe yaramaz" anlamında kullanılmasına aldırmadan, bugüne ve geleceğe bakan; düşünen, yorumlayan, anlamaya çalışan bir küçük kesim insan aynı uğraşı içinde olmuştur.
Son bin yıl boyunca Venedik'te yaşamış olan yüzlerce yazarın, sanatçının ve düşünürün adı bir şekilde günümüze ulaşmıştır. Ama aynı bin yıl içinde Venedik'in en zenginleri olmuş binlerce insanın hiçbirinin adı kalmamıştır.
Zaman haindir...
Fransız İhtilali'nin açtığı yollardan bütün Batı'da yüzlerce, binlerce düşünür ve "entelektüel" geleceğin dünyasını kurabilmek için yaşadıkları dünyanın her şeyini anlamaya çalışmışlardır.
Bunların hepsinin adları bir yerlerde yazılıdır. 1789 yılında Paris'in en zenginlerinin adları silinmiştir.
Zaman çok haindir. Bir yıl bile haindir. Bin yıl daha da haindir.
1827 yılında İngiliz Wilson yüksek atlamada 1 metre 57 santime ulaşınca bu haberi alabilen herkes heyecanlanmıştır.
Bundan 166 yıl sonra ise Kübalı Sotomayor tam 2 metre 45 santim atlamıştır. Yaklaşık bir metre daha yükseğe.
Bir yıl kısadır ama...
Yüzmede ilk büyük heyecanı yaratan rekor 1896'da Macar Hajos tarafından kırılmıştır. Hajos 100 metreyi 1 dakika 22 saniyede yüzünce, bu haberi duyabilen herkes hayrete düşmüştür.
Ve bundan yüz yıl sonra Rus Popov 100 metreyi 48.21 saniyede yüzmüştür. Yani yan yana yüzselerdi Hajos daha havuzun üçte birini aşmadan Popov sudan çıkıyor olacaktı.
Zaman gerçekten haindir ve bugüne kadar zamana egemen olabilen çıkmamıştır.
Bir yıl çok küçük bir zaman aralığının ölçüsüdür. Ama içinde yaşayanlar için değil. O bir yılın her günü, her günün her saati ve bazen dakikalar bile bir insan hayatının değişmesi için yeterlidir.
2002'nin son gününde, 2003'ün mümkünse savaşsız, herkes için daha iyi olmasını diliyoruz. Dilemek dışında şu anda yapılacak başka bir şey de yok.
Bir yıl, bin yıl
Milenyum dönüşüne tanık olunca yıllarla ilgili bakış açılarımız da değişti. Önceden en büyük yıl grubu olarak 4 yıl ve 5 yıl görülürdü. Hükümetler 4 yılda bir değişirdi ve 5 yıllık kalkınma planları yapılırdı.
Haberin Devamı

