Haberin Devamı
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama’nın açıklamalarının ardından, NATO kararları çerçevesinde Afganistan için Türkiye’den daha çok asker isteneceği kesinleşti.
Şu anda Afganistan’da 720 kişilik bir Türk birliği bulunuyor ve bu birlik çatışmalara girmediği, “muharip” olmadığı için şehit vermedi.
Bu ülkede toplam 100 bin dolayında asker bulunuyor, en büyük güç de 34 bin 800 mevcutla ABD. Onu İngiltere, Almanya, Fransa, Kanada ve İtalya izliyor.
ABD Başkanı’nın kararıyla bu ülkede bulunan yabancı asker sayısı 140 binin üzerine çıkacak. Bu, çok büyük bir sayıdır ve “işgal” aşamasına geçiş gibi görülebilir.
Afganistan’da kabileler, aileler, etnik azınlıklar tamamen kendi politika ve ticaretlerini yürütüyor. İşgal güçleriyle işbirliği içindeki bir kabile de kendi ticaretiyle meşgul.
O ticaret de uyuşturucu ticaretidir.
Afganistan’a askeri müdahalenin başlamasının ardından o ticarette herhangi bir azalış görülmemesinin de bir anlamı vardır.
İşgal güçleri, ne Taliban’ın etkinliğini ne de El Kaide’nin hareket imkânlarını yok edebilmiştir. En az 30 bin asker daha gidecek oluşu da bunun en açık kanıtıdır.
Ayrıca bu radikal İslamcı örgütlerin Pakistan sınırında ve Pakistan’ın geniş bir kesiminde de hareket rahatlığı içinde oldukları biliniyor. Bu örgütler kanlı eylemlerine bütün Pakistan’da devam edebiliyor.
Bu kargaşanın içine Türk askerinin “muharip” olarak girmesini düşünmeye kimsenin hakkı yoktur.
Barack Obama, Bush’dan devraldığı Irak ve Afganistan bataklarından çıkmakta zorlanıyor. Washington’ın stratejisinde Türkiye gibi Müslüman bir ülkenin de Afganistan’da “muharip” olarak görev alması önemlidir. Obama böylece bu savaşın bir “din savaşı” olmadığını anlatma imkânı bulacaktır.
Ama Afganistan’ın iç yapısına bakıldığında, bu ülkede yeni bir Vietnam yaşanması potansiyeli çok açık olarak görülebilir.
ABD, Vietnam’ın da Vietnam olabileceğini öngörememişti.
Yeni bir Vietnam’da ABD ile ortak olmak Türkiye’nin hiçbir çıkarına uygun değildir. Kuşkusuz Amerikalılar bunun için pazarlık yaparken başka kartlar da ortaya çıkaracaklardır.
Ama bütün bunlara rağmen Türkiye’nin Afganistan’da “savaşan ülke” olmasının herhangi bir haklı gerekçesi bulunmuyor.

