Haberin Devamı
Bugün de Uğur Mumcu’nun öldürülmesinin yıl dönümü.
Bu utanç yıl dönümlerinden o kadar çok var ki, toplumun bir bölümü kanıksamış durumda.
Geçen hafta Hrant Dink cinayetinin ardından yaşananları hatırlıyor, ortaya çıkan yeni bilgilerin ne kadar dehşet verici olduğunu konuşuyorduk. Bugün de Uğur Mumcu’nun aradan geçen 18 yıl içinde neden ve kimler tarafından öldürüldüğünü bilmediğimizi tekrar hatırlıyoruz.
Bu cinayetlerin ve yüzlerce faili meçhul cinayetin aydınlanmasının karşısına sürekli engeller çıkaran bir “sistem” var. Böyle bir “sistem” varolduğu için de daha üç beş yıl öncesinde bile birileri yine ölüm listeleri hazırlayabiliyordu.
Abdi İpekçi cinayeti 30 küsur yıl sonra, arada her türden siyasi iktidar gelip geçmesine rağmen hâlâ karanlıkta duruyor.
Bunların aydınlanması ve Türk toplumunun vicdanının temizlenip, onurunun gerektirdiği biçimde varlığını sürdürebilmesi için gerçek bir siyasi irade gerekiyor.
Bu kirli sayfalar sadece bizim yakın tarihimizde bulunmuyor, birçok ülkede benzerleri yaşandı, ama hepsi, hâlâ diktatörlükle yönetilenler dışında, vicdanlarını temizlediler.
Gerekli siyasi iradeyi gösterebilmek belki bir süre önce cesaret işiydi. Ama artık değil, çünkü bazı çetelerin üzerine gidilebileceğini yakın dönemde herkes gördü.
Bu “siyasi irade”nin ortaya çıkabilmesi için, şu anda muhalefette olan CHP’de de bir hareket başlamış durumda.
İktidar partisi AKP ile CHP, Meclis’te bütün faili meçhullerin ardındaki gerçeklerin ortaya çıkması için birlikte çalışabilir ve çalışmak zorundadır. Toplumu derinden sarsan cinayetlerin yanında, yargının bütün faili meçhullerin üzerine daha etkili gidebilmesi için böyle bir işbirliği çok etkili olacaktır.
Her utanç yıldönümünde insanlar aynı umutsuzlukla, “nasıl olsa aydınlanmaz” karamsarlığıyla üzüntülerini içlerine gömüyor.
Bu karamsarlık varoldukça, hâlâ “ölüm listeleri” yapanlar, eskisi kadar olmasa da bir ölçüde cesaret bulmaya devam eder.
Siyasi irade bu utançların üzerine gitmekte kararlı olduğunu gösterirse, bütün kurbanlara karşı toplumun talep ettiği görevini yerine getirmiş ve bundan sonra aynı şeylerin yaşanmamasının güvencesini de sağlamış olacaktır.

