Siyasi iktidarın birlikte çalışacağı üst düzey bürokratları seçme hakkı vardır. Ancak bu seçimde ölçüt olarak görevle ilgili nitelikler yerine siyasi fikir ya da parti bağlılığı ağır basarsa işler karışır.
Eğer iktidardaki siyasi parti devletin en alt kademelerine kadar el atar, en alt düzeydeki kamu görevlilerinde bile belli siyasi bağlılık aranırsa bunun adı da "partizanlık" ya da "el koyma"dır.
Geçen on yılda yaşadığımız koalisyon hükümetleri döneminde, kamu kurumları inanılmaz ince pazarlıklarla paylaşılmış ve sadece bakanlıklar değil her kurum koalisyon üyelerinden birinin "bahçesi"ne dönüştürülmüştü.
Öyle ki adının başında "özerk" ya da "bağımsız" sıfatı taşıyan bazı kurumlarda yönetim ve bütün kadrolar ikiye üçe bölünür, her parti kendi kontenjanını kullanırdı.
Bu alaturka ve yoz sistemlerin getirdiği bütün sakıncaları Türkiye fazlasıyla yaşadı. O nedenle bütün ülke koalisyon hükümetlerinden yaka silkti ve yeniden tek parti iktidarına dönüşü sevinçle karşıladı.
* AKP hükümetinin üç buçuk yıllık iktidarının ilk döneminde gerçekten dikkatli davranıldı. En kilit noktalar dışında bütün kadrolara "saldırı" durumu yaşanmadı. Ancak zaman geçtikçe atamaların yanına kayırmalar da eklenmeye başladı. Bazı bakanlıkların tümüyle parti yandaşlarıyla doldurulduğu haberleri herkese ulaştı.
Son dakika operasyonu...
Bu aşamada da kamuoyunun AKP iktidarına açtığı "avans" etkili oldu. Rahatsızlık vermesi gereken bazı atamalar da hoş karşılandı.
Ve Merkez Bankası atamasına gelindi. Böyle önemli bir atamanın son dakikaya kalması uzun süredir eleştiriliyor. Ama bu "son dakika operasyonu"nun ardında başka niyetler olduğu kuşkusu da hızla yayılıyor.
* Merkez Bankası'nın ve onun başındaki kişinin ve yardımcılarının Türk ekonomisinin bugününe ve geleceğine ilişkin önemi çok büyüktür. Görevi bu hafta sona eren eski başkan Serdengeçti, bankanın bağımsızlığını ve gücünü artıran bir çizgi izlediği için hükümet tarafından sevilmiyor.
Ancak Merkez Bankası'nın en tepesine yapılacak atamalarda "siyasi bağlılık" unsurunun öne çıktığını savunanlar haklı çıkmaktadır.
* Merkez Bankası'nın bağımsızlığını yok edecek ve başına, asıl özellikleri dünya görüşü yakınlığı olan deneyimsiz kişilerin getirilmesinin bütün Türkiye için faturası çok ağır olur.
Bir tür el koyma
Siyasi iktidarın birlikte çalışacağı üst düzey bürokratları seçme hakkı vardır. Ancak bu seçimde ölçüt olarak görevle ilgili nitelikler yerine siyasi fikir ya da parti bağlılığı ağır basarsa işler karışır
Haberin Devamı

