Pazar günkü gazetelerin tümünün, bir iki siyasi durumu belli gazete dışında tümünün birinci sayfasında Tayyip Erdoğan'ın bir vatandaş ile yaptığı konuşma yer aldı.
"Lan", "anan" gibi kelimelerin kullanıldığı bu konuşmayı pazar günü en az 20 milyon Türk vatandaşı ayrıntılı olarak okuma imkânına sahip oldu. Bir gece önceki televizyon haberlerini de düşünürsek bu konuşmayı öğrenen vatandaş sayısı 30 milyonun üzerine çıkmış oluyor.
Bu 30 milyon vatandaşın arasında kaçı "Helal olsun Başbakan'a, adamın hak ettiği cevabı verdi" demiştir, kaçı "Oldu mu şimdi Başbakan'a yakıştı mı" demiştir?
Kaçı da "Eyvah Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı nasıl böyle konuşabilir" demiştir?
* Bu soruları Başbakan'ın da kendi kendisine sorması ve acı gerçeği kabul etmesi gerekiyor. Başbakan sinirlerine hakim olmakta çok fazla zorlanıyor ve kendisini çok kolay kaybedebiliyor.
* Toplumu yönetme gibi bir göreve talip olanlar, bazı lükslere sahip olamazlar. Özel hayatlarını istedikleri gibi yaşayamazlar, mala mülke tamah edemezler, kendilerini kaybedemezler, örnek olmak gibi bir işlevleri olduğunu unutamazlar. Bu ve buna benzer insani zaaflarına rağmen ülke yönetmeye kalkmak mümkün değildir. Dilediği gibi konuşmak isteyen, başbakan olmaya, bakan olmaya, ülkeyi yönetmeye talip olamaz.
Önce en tepedekiler
Her mesleğin kendine özgü fedakârlık alanları vardır. Siyaset mesleğine heves edenler de bilmek zorundadır ki, bu meslekte fedakârlık alanları çoktur. Bunlardan biri de ağzına geldiği gibi konuşmamaktır.
Başbakan'ın cumartesi gösterisinin yarattığı soru işaretlerinden birini daha hatırlamak gerekiyor.
Böyle basit bir tartışmada sinirlenip ağzını bozabilen bir kişi çok daha önemli ve hayati konularda duygularının üzerine çıkıp, kendisine egemen olup sağlıklı karar alabilir mi?
Erdoğan'ın cumartesi sohbetini izleyen her vatandaşın bu soruya vereceği cevap bellidir.
Tabii ki bu cevabın da Başbakan'ı ve AKP'yi memnun etmesi mümkün değildir.
Son olarak şunu da tekrar etmeliyiz:
Hayatın her alanında kalitesini yükseltmeye çalışan bir toplumda siyasetin kalitesini düşürecek her şey, her kelime topluma yapılmış büyük kötülüktür. Bunu da aklından hiçbir an çıkarmaması gerekenler, her zaman en tepedekilerdir.
Bir kelime yok eder
Pazar günkü gazetelerin tümünün, bir iki siyasi durumu belli gazete dışında tümünün birinci sayfasında Tayyip Erdoğan'ın bir vatandaş ile yaptığı konuşma yer aldı
Haberin Devamı

