Bir işi tamamlayabilmek

Adına Altıncı Uyum Paketi deniliyor, aslında Türkiye'nin demokratikleşme, şeffaflaşma ve komplekslerinden

Haberin Devamı

Adına Altıncı Uyum Paketi deniliyor, aslında Türkiye'nin demokratikleşme, şeffaflaşma ve komplekslerinden kurtulma çalışmasının son adımı. Bir işi başlatmak, bir işe sıvanmak konusunda genel bir yeteneğimiz var. Hatta çok da hızlı dalarız. Ama başladığımız işi tamamlama konusunda biraz zaafımız olduğu bir gerçek. Avrupa Birliği ile son aşamaya gelinmişken bu kez Milli Güvenlik Kurulu'nda asker üyeler, son pakette yer alan bazı hususları "Türkiye'nin güvenliği açısından sakıncalı" buldular. Bunlardan biri Kürtçe yayın özgürlüğünün tam olarak gerçekleşmesidir. Şu anda yurt dışında Kürtçe yayın yapan ve Türkiye'den de orta boy bir çanak antenle izlenen televizyonların sayısı 6'ya ulaşmıştır. Türkiye Cumhuriyeti yasalarının denetimi ve RTÜK'ün gözetiminde Kürtçe yayına isterseniz izin verin, isterseniz vermeyin. Vermezseniz sadece kendinizi kandırır ve bu yayınların Türkiye Cumhuriyeti yasalarının denetimi dışında yapılmasını sağlarsınız.

Neyi gizliyoruz ki?..
Ayrıca Türkiye'de satılan Kürtçe şarkı kasetlerinin sayısı hakkında bir bilgisi olan herkes bu meselenin sadece temel özgürlükler; yasaların denetiminde kullanılacak özgürlükler çerçevesinde çözülebileceğini görecektir. Türkiye'de seçimlere yabancı gözlemci gelmesi, aslında Türkiye'nin imzaladığı çeşitli uluslararası anlaşmalar çerçevesinde mümkündür. Hukukçular bunu günlerdir anlatıyor. Ancak bunun bir "korku" konusu olması ayrı ve ciddi bir sorundur. Türkiye'de seçimlerde oyunlar, hileler yapılıyor da biz bunları dünyadan gizlemek mi istiyoruz? Son seçimi birçok uluslararası kuruluş, hatta sivil toplum örgütleri kendi imkânlarıyla ve gayriresmi yollarla izledi. Hepsi de olumlu izlenimlerle ayrıldı ve bunu raporlarına, açıklamalarına yansıttı. "Gelsinler, baksınlar, izlesinler" demekten neden çekindiğimizi anlamak ve açıklamak çok zordur.

Anlatabilecek misiniz
Terörle Mücadele Yasası'nın 8'inci maddesi Türkiye'de yeni tartışılmıyor. Bu yasa çıktığından ve uygulanmaya başladığından bu yana, sözkonusu maddenin "terörist ve terörist eylem" tanımlarının teröre bulaşmış bir kişinin ilkokul öğretmenini bile içeri atacak özellikte olduğunu herkes söylüyor. Bu maddenin bol kepçe uygulanmasının gerçek hayatta yarattığı sorunları da, görmek isteyen herkes gördü. Bunca deneyimden sonra bu madde üzerinde durulmasını da anlamak güçtür. İşin sonuna gelinirken bu üç meselede Ankara yine sıkıştı. Bütün bu meseleler yıllardır konuşuluyor, tartışılıyor ama en son anda yine engelleme yapılıyor. Şunu bir kez daha hatırlamak, hatta Ankara'nın her sabah hatırlamasını sağlamak zorundayız: Eğer yasalarla ilgili bu son meseleler önümüzdeki iki ay içinde çözülmezse Avrupa Birliği'nin kapısı Türkiye'ye kapanacaktır. Sonra açıklamanız gerekir... İş bekleyen insanlara... Yatırım bekleyen insanlara... Ekonominin işlemeye başlamasını bekleyen insanlara... Eğitimin kalitesinin artmasını bekleyen insanlara... Çağdaş hukuk ve adalet düzeni geciktiği için mağdur olan insanlara... Bunların hepsine, Türkiye'nin ayağına neden çelme takıldığını, milyonlarca insanın çağdaş ve ileri toplum olma hedefinin niye gecikmeye mahkûm olduğunu ve işsizlik sorununun daha yıllarca bu boyutta devam edeceğini anlatmanız gerekecek.

DİĞER YENİ YAZILAR