Bir gün kala AKP

Yarın sandıktan birinci parti olarak AKP'nin çıkacağına ilişkin bir kuşku kalmamıştır. Tartışılan, bu partinin oy oranıdır. AKP yöneticileri de yüzde 50'nin üzerinde bir oranı "istemiyor" gibi görünmektedir. Yüzde 45-48 gibi bir oran onları tatmin edecektir

Haberin Devamı

Yarın sandıktan birinci parti olarak AKP'nin çıkacağına ilişkin bir kuşku kalmamıştır. Tartışılan, bu partinin oy oranıdır. AKP yöneticileri de yüzde 50'nin üzerinde bir oranı "istemiyor" gibi görünmektedir. Yüzde 45-48 gibi bir oran onları tatmin edecektir.

Onların çekindiği, yüzde 55-60 arasında bir oy oranı çıkması halinde AKP'yi tehlike olarak görenlerin daha "sert" girişimlerde bulunması olasılığıdır. Bir yanda bu vardır, diğer yanda da AKP tabanının ya da parti içindeki daha "radikal" unsurların kendilerini daha "rahat" hissedecekleri bir ortamın doğması bulunmaktadır.

Eğer AKP yüzde 60'a uzanırsa, reklam ve kredi kartı sevmeyen Sanayi Bakanı da havaya girecek, imam hatip liselerinin "kurtuluşu" için aktif taban harekete geçecek, harta türban meselesi de güçlü bir şekilde gündeme getirilecektir. Tabii ki AKP'nin üst yönetimi bu konularda acele etmeme yanlısıdır. Ama büyük bir seçim başarısı alttan gelen dalgayı büyütecektir.

İktidar avantajdır ama...
Bu senaryo gerçekleşme sürecine girerse Türkiye yeni bir gerilim ortamına sürüklenir ve bu gerilimi Avrupa Birliği adaylığı dışında azaltacak hiçbir güç kalmaz. AKP adaylarının İstanbul ve Ankara'da büyükşehir başkanlıkları ve ilçe belediyelerinin büyük çoğunluğunu kazanmaları kesin gibidir. AKP'nin asıl gözünü diktiği iller CHP'nin geleneksel "kaleleredir. İzmir'dir, Eskişehir'dir, Gaziantep'tir.

AKP'nin ikinci önemli hedefi de Kürt kökenli vatandaşların çoğunluk oldukları Güneydoğu illerinde DEHAP egemenliğini kırabilmektir. Bu iki amacın gerçekleşmesi ise AKP'nin yüzde 50'nin üzerinde bir oy oranına ulaşması demektir. Her seçim, bir yandan da mevcut iktidarın politikalarını onaylamak ya da reddetmek anlamına gelir. AKP hükümetinin öne çıkan politikaları, Kıbrıs'ta çözüm için uğraşmak ve Avrupa Birliği üyelik sürecinin başlaması için çalışmaktır. Bu iki politikanın halk tarafından onaylanıp onaylanmadığı da yarın sandıkta belli olacaktır.

İktidar avantajı önemlidir, ama tek başına iktidar avantajı yetmez. Arkasının da dolu olması gerekir. 2002'de Türk halkı eski dönemin sona ermesi için AKP'ye büyük bir kredi açtı. Bu kredinin ne ölçüde devam ettiği de yarın belli olacaktır. Kredi artarak devam ederse AKP'nin bunu doğru "okuması" önemli olacaktır. Her "yanlış okuma" Türkiye'deki bazı hassas dengeleri altüst edebilir.

DİĞER YENİ YAZILAR