Bir görüntü

Yaser Arafat'ın ölümüyle birlikte bütün dünya televizyonlarında eski filmler, yeni filmler, ağlayan Filistinliler ekranlara geldi

Haberin Devamı

Yaser Arafat'ın ölümüyle birlikte bütün dünya televizyonlarında eski filmler, yeni filmler, ağlayan Filistinliler ekranlara geldi.

Bunların çoğunluğu, önemli bir liderin, siyasi kişinin ölümünün ardından gösterilen doğal ve içten tepkileri yansıtıyordu.

Ancak aralarında bunlardan farklı görüntüler de vardı.

Biri, önceki gün İsrail'de çekilmişti. Başlarında "tika" denilen başlıklarıyla bazı Museviler "eğlence" düzenlemiş, Arafat'ın ölümünü neşe içinde kutluyorlardı. Aralarında çocuklar da vardı. Büyükler onları da eğlenmeye teşvik ediyordu.

Belli ki bu Musevi topluluğu, radikal dinci eğilimli kişilerden oluşuyordu...

* Bu görüntünün üzerine bir soru sormak ve bu soruyu herkesin cevaplandırması için çaba göstermek zorundayız.

Soru şudur:

* Şu anda insanlık için en büyük tehlike sadece radikal İslam mıdır, yoksa diğer dinlerdeki kendilerini din savaşçısı olarak gören bütün radikal dinciler mi?

O görüntüye baktığımızda, Arafat'ın ölümünü büyük bir keyifle kutlayan radikal Musevilerle, kendi savaşı uğruna Müslümanları da öldürmekten çekinmeyen radikal İslamcılar arasında herhangi bir fark görebilir miyiz?

İstersek görebiliriz. Kendimizi islam tarafında hissediyorsak, o görüntüye karşı nefretle tepki gösteririz. Kendilerini diğer tarafta hissedenler de Arafat'ın ölümünde düğün bayram yaparlar.

Bağnazlığın üç tarafı
Radikal dincilik ve bağnazlık sadece kendilerine Müslüman diyen insanlarda değil, Musevi diyenlerde de, Ortodoks diyenlerde de, Protestan ve Katolik diyenlerde de vardır.

* Bush'un bir yanında bu tür bağnaz radikallik vardır.

* Şaron'un iki yanında da aynı bağnaz radikallik vardır.

* İdeolojik bağnazlıklar yeryüzünden silinirken, adeta yerlerini dini bağnazlığa bırakmışlardır.

* Ya da uykudaki dini bağnazlık, ortaya çıkan boşluğu doldurmaya soyunmuştur.

Usame Bin Ladin, Ariel Şaron, George W. Bush aynı tür bağnazlığın, aynı tür sevgisizliğin üç tarafıdır. Biri "İslam" adına savaşmaktadır, biri "Musevilik" adına, üçüncüsü de "Hıristiyanlık" adına.

Bugün, dünya yeniden cehenneme dönme tehlikesiyle karşı karşıyaysa, bu kadar masum insanın kanı dökülmeye devam ediyorsa sorumluluk sadece bunlardan birinde değildir, aynı anda üçündedir.

Üçü de farklı birer dinin bağnaz takipçileri olarak "bu" dünyayı herkes için cehenneme dönüştürme faaliyetlerine devam etmektedirler.

DİĞER YENİ YAZILAR