Başbakan Erdoğan’ın ABD gezisiyle ilgili yapılabilecek çok yorum, çok fikir idmanı var. Kimileri bu geziyle PKK’nın artık bittiğini söylüyor, kimileri daha ılımlı yorumlar yapıyor.
Ama bu gezinin asıl özetini, dün gazetelerin birinci sayfalarında yer alan bir fotoğraf yansıtıyor.
Fotoğrafta Başbakan’ın eşi ve kızı, Dışişleri Bakanı’nın eşi ve ABD Başkanı’nın eşi yer alıyor. Türk hanımlar çok mutlu gülümsüyor, ABD’nin birinci kadını da görevinin gereği olan gülümsemeyi yüzüne oturtmuş poz veriyor.
Başbakan’ın eşi ve kızı ile Dışişleri Bakanı’nın eşinin giyimleri herhalde fotoğrafı gören herkesin dikkatini çekmiştir. Moda uzmanları bu hanımların türbanlarından ayakkabılarına kadar giyimleri üzerine bazı yorumlar getirebilir.
Ancak üçünün de verdiği izlenim, Türkiye’nin en yüksek mevkilerinde bulunan kişilerin eş ve çocuklarından çok, bir Arap “asil” ailesinin mensuplarına benzemeleridir.
Bu giyim, ilk anda kişisel özgürlük ve bireysel haklar çerçevesinde görülebilir ve “ne olacak yani” denilebilir. Ama fotoğrafa biraz daha bakıldığı zaman, bu giyim tarzının Türk olmayan başka bir kültürün ürünü olduğunu görebiliriz.
Bu “ulusal” bir giyim değildir ve gerçek bir Arap kültürünün giyime yansımasıdır.
Şimdi yine fotoğrafa bakarak şunu düşünelim:
Türkiye’nin en yüksek üç mevkiinin; Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın ve Meclis Başkanı’nın eşlerinin Arap modasına uygun giyinip yan yana sürekli olarak halkın önüne çıkmalarının sonuçları ne olacaktır.
Türkiye’nin en tepesindeki üç kişinin eşleri Arap kadınları gibi giyindiği zaman bunun bir sonucu, türbanla ilgili olarak “kamusal alan” gibi tartışmaların sona ermesi ve “kamunun” bütün alanlarının Arap modası tarafından işgal edilmesi olacaktır.
Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın ve Meclis Başkanı’nın eşleri böyle giyindikleri, insanların önüne böyle çıktıkları zaman sade vatandaşa herhangi bir kısıtlama getirilmesi en büyük iki yüzlülük olacaktır.
Bundan sonrası da bellidir. Plajlarda da Arap modasına uygun olarak giyinilecek, devletle iş yapan “iş adamlarının” eşleri de en tepedeki hanımların yanında öyle giyinecektir.
O fotoğrafa herkes baksın ve düşünsün. Türkiye’nin geleceğini düşünsün.

