Bir eşik daha aşıldı

Siyaset savaş değildir, uzlaşma sanatıdır. Uzlaşma da ortak noktaları tespit etmek ve onlar üzerine el sıkışmaktır. Uzlaşma kavramında hiç kimse baştan istediğini alamaz, taraflar biraz alır, biraz verir ve uzlaşma böyle sağlanır

Haberin Devamı

Siyaset savaş değildir, uzlaşma sanatıdır. Uzlaşma da ortak noktaları tespit etmek ve onlar üzerine el sıkışmaktır. Uzlaşma kavramında hiç kimse baştan istediğini alamaz, taraflar biraz alır, biraz verir ve uzlaşma böyle sağlanır.

Avrupa Birliği bakanları da bu hesapları yapmış ve Türkiye'nin önünü tıkamayacak, köprülerin atılmasına yol açmayacak bir ilk adımın atılmasını sağlamışlardır.

* Herkes biliyor, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile sıkıntı yaratan ana meselesi Kıbrıs'tır. Ve bundan önce yapılan siyasi yanlışlar dolayısıyla bu meselenin faturasını hem maddi hem manevi olarak ödeyen Türkiye olmuştur.

Bugünkü durum ayrıca şunu gösteriyor ki, Avrupa Birliği'nin ana iradesi Türkiye'yi dışlamak ve kendileri için sorun yaratan birçok durumdan bu yolla kurtulmak değildir.

* Avrupa yıllardır Türkiye'yi tartışıyor, son üç dört yıldır ise tartışmadığı hiçbir şey kalmadı. Ve sonuçta radikal ya da dinsel kökenli tepkilerin dışında bir ortak iradeye ulaşıldı. Bu iradenin kaynağı da "karşıya itilecek" bir Türkiye'nin Ortadoğu'dan bütün İslam dünyasına yayılan sorunların daha da büyümesine yol açacağı görüşüdür.

***

Geçtiğimiz birkaç gün AB, yine gerilimli bir konu olarak yükseldi. Başbakan bir ara "onur" lafları etti, sonra "İngiltere örneğini iyi inceleyin" şeklinde bir ince azar çekti. Aslında İngiltere örneğini iyi incelemesi gereken kişi Başbakan'ın kendisidir. Çünkü İngiltere'nin Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde yaşanan siyasi çatışmalar ve bunların temelleriyle şu anda Türkiye'nin karşı karşıya olduğu sıkıntıların en küçük bir benzerliği yoktur. Bunu basit kitaplardan da okumak, Kıta Avrupası ile İngiltere arasındaki çelişkilerin kaynaklarını öğrenmek mümkün.

Avrupa Birliği meselesi, Türkiye açısından ne bir onur meselesidir ne de İngiltere örneğine benzer.

Bu tür yuvarlak sözlerle siyaset yapmaya çalışmak da sadece insanların kafalarını karıştırır, hatta bunları fazla tekrarlamak da insanın kendi kafasını karıştırabilir.

Türkiye'nin AB sürecinde karşılaşacağı sorunlar bitmedi, diğer ülkelerle olduğu gibi, kolay da bitmeyecek. Bunların daha rahat çözülmesini isteyen bir iktidarın yapması gereken, ana politikaları, temel politik mesajları tekrar üyelikte kararlılık yörüngesine çekmektir.

* Dışişleri Bakanı Gül, dün öğleden sonra AB Dışişleri Bakanları toplantısına katılmak üzere hareket etti. Bunu yine bir başlangıç eşiği olarak görmek, devamını da tekrar iyi düşünülmüş, sağlam bir strateji üzerine yerleştirmek şarttır. Bütün bunların getireceği başarı da Türk halkını tekrar duygu ve hedef birliği içine çekmek olacaktır. Onun içindir ki ağızdan çıkan her sözün çok önemli olduğunu bilmek gerekir.

DİĞER YENİ YAZILAR