Adını yazmamış, ama eleştirilerinin niteliğinden siyaseti ve basını iyi izleyen bir kişi olduğu anlaşılıyor.
Önce bize yönelik eleştirilerini sıralamış:
“Siyasi partileri eleştirirken zaman zaman taraf olduğunuz hissini veriyorsunuz. Bir yazınızda sanki DP’yi ve Mehmet Ağar’ı destekliyorsunuz izlenimi çıkıyor. Bir başka yazınızda sanki AKP’nin iktidar olmasını istiyormuşsunuz gibi bir sonuç çıkıyor. Hepsini birlikte ve aynı dozda eleştirirseniz gerçekten tarafsız olduğunu anlarız.”
Elbette taraf olmadığımızı kendimiz biliyoruz, hatta siyasi partilerin başındakiler de biliyor, ama okurumuzun söylediğinde de doğruluk payı olabilir, bazı eleştirilerde yanlış izlenim doğmasına yol açıyorsak üslupla ilgili eksiğimiz var demektir.
Bu okurumuz sonra neden hiçbir siyasi partiye oy vermeyeceğini şöyle anlatmış. Oldukça uzun yazısını biraz kısalttık.
“AK Parti’ye oy vermeyeceğim. Çünkü bana tam güven veremiyorlar. Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha başbakan olması halinde diktatör kesilebileceğinden çekiniyorum...
CHP’ye oy vermeyeceğim çünkü bu parti bütün geleneklerinden koptu, halktan iyice koptu, Ecevit döneminde ulaşmış olduğu düzeyden uzaklaştı, zaten Baykal’ın kendisi de iktidar olmak istemiyor...
MHP’ye oy vermeyeceğim, çünkü bu partinin sicili epeyce bozuk, iktidar ortağı oldukları dönemde bazı bakanların zenginleşmelerini hatırlıyorum, iktidara gelirlerse Türkiye’yi maceralara sürüklemelerinden korkuyorum...
DP’ye oy vermeyeceğim, çünkü Mehmet Ağar’ın aday gösterdiği eski çetecinin faaliyetlerine devam ettiği anlaşıldı, ayrıca insanları sevindiren bir birleşmeyi bile gerçekleştiremediler...
Genç Parti’ye oy vermeyeceğim, çünkü Cem Uzan’ın iş adamlığı dönemindeki sicili parlak değil, en yakınları yurt dışına kaçmış olan birine oy veremem, ayrıca İbrahim tatlıses’i neden aday yaptığını anlamadım.
İşçi Partisi, Komünist Parti gibi partilere de oy veremem... DTP’li bağımsızlara da veremem...”
Mektup böyle uzayıp gidiyor. Cevap, ancak “verme kardeşim” şeklinde olabilir. Oy verme, en temel vatandaşlık görevini yerine getirme, hatta bu ülkede yaşama, bu ülkenin geleceğiyle ilgilenme!
Hayır, öyle demeyeceğiz, şöyle diyeceğiz: Bütün o partilere olumlu taraflarından da bak, kendine en uygun geleni tespit et ve ülkenin geleceği için bir oyunu esirgemek gibi bir çağdışılık yapma... Ayrıca bu partilerin hiçbirinden korkma, çünkü bunların her biri ülkenin bir yanını temsil ediyor... Oyunu vermekle de yetinme, seçimden sonra da siyaseti daha yakından izle ve her durumda tepkini, önerini ortaya koymaktan çekinme...

