Merkezde Anavatan ile DYP’nin birleşmesi gerçekleşiyor. Yapılan açıklamalara göre iki parti ilk seçime DYP çatısı altında girecek, daha sonra da Demokrat Parti adıyla yeni bir örgütlenmeye gidilecek.
Bu iki parti için de, yöneticileri için de aklın gösterdiği yoldur. Bu birleşme, AKP’ye oy vermek istemeyen ama CHP’ye de radikal milliyetçilere de oy vermek istemeyen, “ortada” duran bir kesim seçmenin ilgisini çekecektir.
Buna karşılık “solda” herhangi bir gelişme olmayacağı da anlaşılmıştır. Buradaki “sol” kelimesi, biraz alışkanlık biraz da bu partilerin kendilerine verdikleri sıfatla ilgilidir. Son dönemde, hatta Ecevit’in başbakan olduğu günlerden başlayarak DSP “sol” özellikleri öne çıkmayan, klasik bir “popülist” parti niteliği taşıyordu.
CHP’nin ise kendisini sosyal demokrat ve sol özelliklerinden olabildiğince soyutlayarak radikal milliyetçi, Batı karşıtı, liberal ekonomi karşıtı, çalışanların haklarıyla ilgisini kesmiş bir siyasal parti olduğu bilinmektedir.
CHP’ye son kriz günlerinde biraz soluk veren olay Ankara ve İstanbul’da yapılan, AKP’ye tepkilerin dile getirildiği ve laiklikle ilgili kaygıların ortaya konulduğu mitinglerdir.
*CHP Genel Başkanı böyle canlı bir tepki hareketinin sandıkta CHP’ye oya dönüşeceği ve partisinin önümüzdeki seçimden daha da güçlenerek çıkacağı görüşündedir.
Bu görüşte olduğu için de bir laf kalabalığı içinde DSP ve diğer sol partilerle birleşmeden yana gibi görünüp, aslında yine aynı laf kalabalığı içinde böyle bir şeye yanaşmayacağını söylemektedir.
*Bu arada Baykal’ın Ecevit ile ilgili aşırı övgü dolu sözleri, “biz Ecevit’le birleşmek istiyoruz” gibi ifadeleri de kendisi açısından dramatiktir.
1980 askeri darbesinin ardından, o sırada CHP Genel Başkanı olan Bülent Ecevit’in partisini bırakıp tümüyle yeni örgütlenmeler içine girmesinin nedenini gençler bilmeyebilir. Çünkü bu olayların üzerinden 27 yıl geçmiştir.
*Ecevit’in 27 yıl önce, üstelik askeri yönetim koşulları altında CHP’yi terk etmesinin en önemli nedeni, belki de tek nedeni, parti içinde bir yanda Deniz Baykal diğer yanda Ali Topuz tarafından yürütülen “aşırı” hizip faaliyetleridir. Arşivlere bakanlar, Ecevit’in o günlerde çıkardığı dergiye yazdığı imzasız yazılarda bunu görebilirler.
Baykal “Ecevit bizim canımız” edebiyatını halkın hafıza eksikliğine, olayların üzerinden uzun zaman geçmiş olmasına ve ancak yaşı 40’ın üzerinde olanların bunları hatırlayabileceğine güvenerek yapıyor.
Bu aşırı “Ecevit muhabbeti”nin ardında da “sol” da (yine tırnak içinde solda) herhangi bir birleşme ya da ortak hareket isteğinin bulunmaması yatıyor.
*Anavatan ile DYP, seçime DYP çatısı altında girerek yüzde 10 barajını aşma konusunda önemli bir güvenceye yönelik adımı atmış oluyor.
*CHP’nin, kendisine sosyal demokrat adı veren partileri yine iterek alacağı sonuçlar ilginç olacaktır.

