Bir adım geri!

Haberin Devamı

Siyasi krize çözüm arayanlardan gelen “herkes bir adım geri atsın” önerisinin içeriğini anlamak kolay değil. Geri adım atmaya çağırmak kolay, “bir araya gelin, gerilimi azaltacak mesajlar verin” önerisinde bulunmak da kolay, ama bu geri adımları tanımlamak kolay değil.

CHP Genel Başkanı için geri adım ne olabilir? Bir tek cevap var: Türbanla ilgili, anayasa değişikliği ile ilgili sert üslubundan vazgeçmesi, yani bir anlamda bu konuda daha yumuşak ve uzlaşmacı bir tutum alması. CHP’nin bu adımı atması hiç kolay değil, hatta mümkün de değil. Eğer CHP o adımı atarsa, bu konuda bugüne kadar söylediği her şeyi yutmuş olacak, son varlık nedenlerini de kendi elleriyle ortadan kaldırmış olacak...

CHP’nin atacağı bir başka geri adım da AKP hakkında açılmış olan kapatma davasına sert bir şekilde karşı çıkması olabilir. Ama bu geri adımın Anayasa Mahkemesi üzerinde etkili olacağı da son derece kuşkuludur.

***


Tayyip Erdoğan için geri adım ne olabilir? Bunun da bir tek cevabı var: Türbanın üniversitede serbest kalmasıyla ilgili ısrarından vazgeçmesi. Eğer Erdoğan bunu yaparsa, CHP ve benzeri kaygıları taşıyanlar karşısında büyük bir yenilgi almış olduğunu hissedecektir.

Aslında biri açısından geri adım olan diğeri açısından ileri adım olduğu için aynı anda geri adım atılması mümkün değildir.

Erdoğan ve AKP açısından bir diğer “geri adım” da son Ergenekon soruşturmasının buharlaştırılması meselesinde söz konusu olabilir.

AKP sözcülerinin konuşmalarında ve AKP’ye yakın yayın organlarında öyle iddialar yer aldı ki bu soruşturmayı tebahur ettirmek büyük suç olacaktır. Eğer siyasi iktidar böyle bir yola giderse, ileride çok ağır ithamlar altında kalır ve durumu açıklaması mümkün olmaz.

***


Görüldüğü gibi aslında “geri adım” diye bir şey söz konusu değil. Cumhurbaşkanı Gül herkesi bir masa etrafına toplasa ya da medya üzerinden yumuşatıcı mesajlar verilse de kriz en gerçek haliyle devam edecektir.

Anayasa Mahkemesi’nin AKP hakkındaki kararını vereceği güne kadar bu şekilde iyi niyetli ya da başka niyetli, sağduyulu ya da safça girişimlerden bolca göreceğiz. Bunlar ancak halkın geniş kesiminin “kriz istemiyoruz” iradesini yansıtacaktır, ama derde deva olmaları da mümkün değildir, çünkü oyun bu iyi niyetlerin çok ötesinde ve yukarısında bir sahnede oynanıyor.

DİĞER YENİ YAZILAR