Bir 29 yıl daha geçse

Haberin Devamı

12 Eylül 1980 darbesiyle iktidar olan askerler bu ülkeye en büyük zararı vermişlerdir. Bunu hatırlamak ve 12 Eylül’le hesaplaşmak zorundayız, eğer uygar bir ülke olmak istiyorsak.

12 Eylül 1980’den itibaren ülkeyi yönetenlerin yaptıklarının etkilerini, olumsuz sonuçlarını hâlâ yaşıyoruz.

12 Eylül askerleri, Evren’in “asmayacağız da besleyecek miyiz” sözünün gereğini yerine getirdiler:

50 kişi idam edildi.

Hapishanede, gözaltında, işkencede 299 kişi öldürüldü. 650 bin kişi gözaltına alındı. 230 bin kişi askeri mahkemelerde süründürüldü.

288 bin kişinin pasaport isteği resmen reddedildi.

14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı.

Bu sayılar, 12 Eylül darbesinin faillerinin işledikleri suçların, Latin Amerika’nın en vahşi askeri diktatörlerin işlediklerinden hiç de aşağı kalmadığını gösteriyor.

***

12 Eylül rejimi, kendi anlayışına göre uysal bir toplum yaratmak için yaptıklarıyla bugünün önemli sorunlarının da faili oldu.

Diyarbakır askeri cezaevi, inanılmaz işkencelerin merkezi, Nazilerin temerküz kamplarından farksız bir yer olarak, PKK’nın en önemli kadro yetiştiricisi oldu.

Gençlerin solcu fikirlerin etkisi altında kalmamaları, muhafazakâr bir gençlik yetiştirmek için dini eğitime ağırlık verildi, imam hatipler ve Kur’an kurslarının sayısı hızla artırıldı, hatta bazı Arap ülkelerinin dini eğitimi güçlü okullarına devlet eliyle öğrenci gönderildi.

Çalışanların hakları sıfırlandı, sendikalar tümüyle işlevsiz kılındı, parası çok işi yok örgütler haline getirildi.

Bütün bunları yapanlar kendilerinin “Atatürkçü” olduğunu düşünüyordu.

“Sivilleri” çalıştırarak utanç verici bir anayasa hazırladılar. O anayasanın bütün mantığı “devleti” vatandaşına karşı korumak üzerine kuruluydu.

***

Bütün bu yapılanların sonuçlarını yaşamaya devam ediyoruz.

Diyarbakır cezaevindeki işkencelerle yaratılmış nefretlerin de katkısıyla gelişen PKK hâlâ can almaya devam ediyor.

Dini değerlerle yetişen gençlik ülke yönetiminde önemli ağırlık taşıyor.

Çalışanların hâlâ hakları yok.

Orası burası değiştirilmiş olsa da hâlâ utanç verici bir anayasa ile yönetilmekteyiz.

Belki daha da utanç verici olan, kendilerine “solcu”, “sosyal demokrat” ya da “Atatürkçü” diyenlerin o dönemle hesaplaşma gereğini vicdanlarında duymamalarıdır.

Bir 29 yıl daha geçse, yine 12 Eylül’ü, ülkeye yaptığı kötülükleri unutmamak ve hesaplaşmak zorundayız, eğer gerçekten uygar bir ülkede yaşamak istiyorsak.

DİĞER YENİ YAZILAR