Türkiye’de ilk genel seçimlerin yapıldığından bu yana “devletçi” siyasi partilerin yıkılmaz inançlarından biri “cahil seçmenin hep kandırıldığı” şeklinde olmuştur. Bu inanışın sahipleri hâlâ, Türk seçmeninin sadece pirince, kömüre oy verdiğini düşünmeye devam ediyor.
“Bana oy veren bilinçli seçmendir, bana oy vermeyen bilinçsiz seçmendir” tarifine takılıp kalanların, kendi ufuklarının ötesinde “halkın talebi” diye bir kavramı fark etmeleri bugüne kadar mümkün olamadı.
Bu seçim arifesinde CHP’den “somut” iki vaat geldi, ana muhalefet iktidar partisine göre bir adım öne geçti gibi görünüyor.
Brezilya’da Lula’nın en yoksul kesimlerdeki popülerliğini sağlayan “her fakir aileye asgari ücret” vaadi etkisi görülmüş bir unsur olarak tartışılacaktır. Brezilya ekonomisiyle Türk ekonomisi arasında öncelikle büyük bir “petrol farkı” bulunuyor. Bu vaadin yerine getirilmesinin mümkün olup olmadığını ekonomistler halka anlatacak, halk da kararını verecektir.
CHP’nin gençlere, askerliğini yapmamış gençlere dönük vaatleri de bir açıdan “askerlik hizmeti ve görevi”yle ilgili “gerçek” kanaatlerin ortaya çıkmasını sağladı.
İlk kez bir siyasi parti, gençlerin, hamasi nutuklarda söylenenlerin ötesinde, aslında uzun askerlik yapmak istemedikleri gerçeğini “resmen” kabul etmiş oluyor.
Bu iki konuda da seçmen “yapabilirler mi” sorusunu soracak, cevabını düşünecektir.
Siyasetin popülist üsluplarla en alt düzeylere çekildiği dönemlerde aşırı vaatlerin seçmenin ilgisini çekmediğini düşünürsek, Türk seçmeninin bazılarının sandığından çok daha bilinçli olduğunu da görebiliriz.
Türk seçmeninin cevap bekleyeceği en önemli mesele de kuşkusuz terör ve Kürt meselesidir.
Türk halkı, Türk seçmeni, çok bilinçli olarak bu meselenin artık çözülmesi gerektiği konusunda tavrını belirlemiş ve göstermiştir.
Seçim ortamına girilirken, bütün siyasi partilerin görmesi gereken gerçek, Türk seçmeninin bütün seçimlerde “gayet bilinçli” olarak oy kullandığı, bu seçimde de aynı şekilde davranacağıdır.
“Bilinçli seçmeni” kendine göre tarif edenler her seçimde hüsrana uğramıştır. Buna karşılık seçmenin bilinçli olduğunu görüp, ne istediğini anlamaya çalışanlar ve uçuk vaatlerden kaçınanlar da her zaman kazanmıştır.

