Bilim, yakın geçmiş ve sanat üzerine okumalar

Abdullah Öcalan’ın yakalanış öyküsünü bir roman gibi okumak ve Darwin’in evrim teorisini anlamak isteyenler için işte tavsiyelerim...

Haberin Devamı


Heyecanlı takibin hikâyesi

1998 yılı sonuna gelindiğinde Türkiye ile güney komşusu Suriye arasında çok gergin bir dönem yaşandı. Kimilerine göre iki ülke savaşın eşiğine geldi. Nedeni Hafız Esad yönetiminin PKK lideri Abdullah Öcalan’ı Şam’da koruması ve kollamasıydı.
Öcalan’ın Şam’daki hayatıyla ilgili bilgiler Ankara’nın elindeydi, ama Suriye yönetimi sürekli olarak bunları reddediyordu. Sonunda gerilim, gerçekten de “savaş” sözcüğünün telaffuz edilebileceği bir tırmanışa girdi. Ve Öcalan Suriye yönetimi tarafından Şam’dan çıkarıldı. Bundan sonra Rusya, Yunanistan, İtalya ve Kenya’yı kapsayan 130 günlük bir kovalamaca başladı. Hulusi Turgut’un bu gergin dönemi anlattığı kitabının adı “130 Günlük Kovalamaca”. On yıl önce yaşananlarla ilgili olarak, zaman zaman değişik bilgiler ortaya çıktı. Bunların bazıları “kendine yontma” çabalarının ürünüydü. O heyecanlı 130 günde bütün Türkiye tek bir amaca kilitlenmiş olarak yaşamıştı. Öcalan’ın yakalanması ve Türkiye’ye getirilmesi artık tek gündem maddesiydi. Aynı dönemde Ankara’nın İtalya ve Yunan hükümetleriyle de ilişkileri gerginleşti. Ama Roma da Atina da fazla uzatmadan yanlıştan döndü. Öcalan’ın Kenya’da yakalanmasında ABD “desteği”nin önemi de zaman geçikçe ortaya çıktı. “130 Günlük Kovalamaca”da Hulusi Turgut olayın hem “polisiye” hem de siyasi taraflarını çok akıcı bir dille, heyecanlı bir roman gibi yazmış. Kitabın eklerinde yer alan belgeler, anlatılan hikâyenin siyasi boyutlarının önemini de gösteriyor.

Yine Darwin ve evrim

Bu kitap, geçen hafta duyurduğumuz Darwin kitabına göre epeyce ağır. “Dünü ve Bugünüyle Evrim Teorisi”nde yer alan 18 metinde önce evrim teorisinin kendisi, sonra da “yaratılışçılık” ile karşılaştırmaları yer alıyor. Kitapta yer alan yazarların 9’u yabancı ve kitaptaki metinlerden biri de Engels’in “Maymundan İnsana Geçişte Emeğin Rolü.” Türk yazarlar Kenan Ateş ve Günseli Bayram’ın da dört makalesinin bulunduğu bu kitabı okumak için konuya daha önce belli bir ilgi duymuş olmak gerekiyor. Ancak kendisini biraz zorlayacak her tür okur, bu makalelerden “evrimin hayatta esas olduğu”nu öğrenecektir. İki yüzyıldır süren bir tartışma daha epeyce devam edecek. Bu yılın UNESCO tarafından Darwin yılı ilan edilmiş olması ve geçen hafta yaşanan TÜBİTAK rezaleti sayesinde biz de konuya ısınmış olduk. “Dünü Ve Bugünüyle Evrim Teorisi”nin tümünü okumak da gerekmiyor. Konuyla yeni yeni ilgilenen okur da makale seçerek işe başlayabilir.


Bir şairin 50 yılı

Kitaptaki ilk şiirin adı “Melankoli”, altındaki tarih 1959. Ataol Behramoğlu şairliğinin 50’inci yılına ulaşmış.
60’lı yıllarda, o dönemde “İkinci Yeni” olarak anılan şiir akımının ikinci kuşağı “devrimci” bir şiire yöneldi.
Ataol Behramoğlu bu kuşağın önde gelen şairlerinden biri olarak 50 yıldır yazmaya devam ediyor.
“Beyaz, İpek Gibi Yağdı Kar” kitabında 50 yıllık şairliğinin 100 şiiri yer alıyor. Behramoğlu bu elli yılda değişmiş, ama ana temaları, insanın iyiliği ve vatanseverliği hiç değişmemiş. 50 yıl boyunca duygularını insan sevgisi ve ülkesinin geleceği yönlendirmiş.
“Türkiye, üzgün yurdum, güzel yurdum
Boynu bükük ay çiçeği
Şiirin ve aşkın geleceği.”
Bu mısraları yazan Ataol Behramoğlu, 50 yılın bir bölümünü ülkesinden uzakta geçirmek zorunda kalmıştı.

DİĞER YENİ YAZILAR