Bilek bükme merakı

Ankara’da tepelere çıkanların vazgeçilmez meraklarından birisi basın ile savaş, mümkünse medyayı çeşitli yollarla “bağımlı” kılmaktır

Haberin Devamı

Ankara’da tepelere çıkanların vazgeçilmez meraklarından birisi basın ile savaş, mümkünse medyayı çeşitli yollarla “bağımlı” kılmaktır.

Önce basını ikiye ayırırlar, bizden olanlar ve olmayanlar diye. Burada unutulmaması gereken ama unutulan bir gerçek, basının doğası gereği eleştirel yanının ağır basacağıdır.

Basın tarihi fazla iktidar yanlısı göründüğü için bütün etkinliğini kaybetmiş gazetelerle doludur.

Türk basınının 1990’lı yıllarda yaşadığı “iç savaş” ve içine girdiği siyaset oyunları da ne yazık ki basının prestijini tümüyle sarsan, inandırıcılığını zedeleyen sonuçlar yaratmıştır.

***

AKP hükümetinin son günlerde giriştiği bazı operasyonların hukuki ve teknik yanları tartışılıyor. Tabii ki bu konuları uzmanlar tartışacak, uzman olmayanlarsa onların vardıkları sonuçlara bakıp fikir edinmeye çalışacaktır.

Hukuki ve teknik konuları bir yana bıraktığımızdaysa, AKP hükümetinin medyaya dönük bir “bilek bükme” eğilimi olduğu kuşkusunun ortaya çıktığını söyleyebiliriz.

Basının bileğini bükme ve kendine bağımlı basın yaratma merakı yeni bir merak değildir. Ankara’nın tepelerine çıkan hemen herkes aynı meraka kapılmış, aynı bilek güreşlerine girişmiştir. Halk desteği azalmaya başladığı sırada Turgut Özal da aynı şeyi yapmıştır, iktidarlarını ince dengeler üzerine elde etmiş olan Tansu Çiller de Mesut Yılmaz da...

2007 yılı tümüyle seçim yılı olacaktır. Bundan kurtuluş yoktur. Bu da Ankara’daki iktidar sahipleri için basının birinci mesele olması sonucunu yaratacaktır.

Başbakan Erdoğan basın kuruluşları arasında uzun süredir ayırım yapıyor, onları kendisini destekleyen ve eleştirenler olarak ikiye ayırıyor. Bu tutumun düzeltilmesine yönelik ve yine basın içinden gelen bazı sağduyulu girişimlerin de bir faydası olmadığı görülüyor.

***

Demokratik sistemin temelindeki “kuvvetler ayrılığı” ilkesi hiçbir kurumun mutlak iktidar sahibi olmaması ve sürekli denetlenmesi anlamına gelir. Zaman içinde yasama, yürütme ve yargının yanına dördüncü kuvvet olarak basının eklenmesinin nedeni de budur. İktidar sahiplerinin yüz kere tekrarladıkları bir fikrin iki satırlık eleştirisi bile bazen çok büyük önem kazanır, etkili olur.

Basınla savaş, basının bileğini bükme, basını kendine bağımlı kılma girişimleri her zaman pek küçük başarılar sağlamıştır. Ve bu güç oyunu sonunda her zaman siyasi iktidarın aleyhine dönmüştür. AKP’nin ve hükümetin tepesinin de bundan önce yaşanmış olanları iyice gözden geçirip oyunu gerçek kurallarına göre oynaması herkes için faydalı olur.

DİĞER YENİ YAZILAR