Bazı itirazlara, şartlanmalara ve eski korkulara rağmen "Yedinci Uyum Paketi" adı verilen yasalar da Meclis'te kabul edildi. "Uyum Paketi" adı altında birçok farklı yasa, değişik alanlardaki düzenlemeler ve anayasa değişiklikleri bir arada yapıldığı için kuşkusuz bu değişiklikleri karıştıranlar çoktur. Yetkili kişi ve kuruluşlar bu paket çerçevesinde yapılmış olan bütün değişiklikleri sistemli bir şekilde halkın bilgisine tekrar sunabilirler. Yapılan değişikliklerin iyice açıklandığı bir kitapçık, geniş ölçüde dağıtılabilir.
Bunlar gerçekleşirken halen "iyi ama, bütün bunları yapmamıza rağmen Avrupa Birliği bizi yine almazsa ne olacak?" sesini çıkarmaya devam edenler vardır. AB'nin genişlemeden sorumlu memurunun dün yine "Bunlar olumludur ama uygulamaya bakacağız" şeklinde açıklama yapması bu "şüpheci"lerin kafa karıştırma çabalarına destek olmaktadır.
Kuşku siyaseti
Son bir yılda Türkiye'de yapılan anayasa ve yasa değişikliklerinin hemen tümünün daha önceki yapıya göre çok daha ileri bir yapının temellerini attığına hiçbir kuşku yoktur. Bu konuda kuşkular yaratmaya çalışanların çabaları da boşunadır. Son çabalar önceki akşam Meclis'te bazı CHP'lilerin ağzından ifade edilmiştir. Demokrasi ve insan haklarını daha ileri aşamalara götüren, vatandaşın güvencelerini artıran, özgürlüklerin yasal temellerini genişleten herhangi bir değişikliğin ne Türkiye'ye ne de başka bir ülkeye zarar vermesi düşünülemez. Adlarına "uyum paketi" denilen değişikliklerin tümü de Türkiye'yi daha ileriye götüren düzenlemelerdir.
Kim kazanıyor...
Bunların gerçekleşmesine rağmen, uygulamada etkilerinin açıkça görülmeye başlamasına rağmen Avrupa Birliği Türkiye'nin üyelik yolunu açma konusunda yine isteksiz davranırsa ne olur? Hiçbir şey olmaz. Bütün yasal değişiklikler Türk halkının ve ülkesinin lehine değişikliklerdir, Türkiye'nin gelişen dünyadaki ileri koşullara kavuşmasının temelleridir. Bunların hiçbirinin, hiçbir Türk vatandaşının aleyhine bir durum yaratması söz konusu değildir. Avrupa Birliği üyeliği hedeflenerek yapılmış olan her şey bilançonun artı hanesindedir. Ve bunların sonucunda Türkiye'nin AB üyeliğinin gerçekleşip gerçekleşmemesi ikinci konudur. Birinci konu Türkiye'nin çağdaşlık yolunda devam etmesidir. Avrupa Birliği üyeliği gecikse de, önyargılı ve dar ufuklu Avrupalıların köhne duvarlarına takılsa da kazançlı çıkan Türkiye'dir, Türk insanıdır.
Bilanço hep artıdır
Bazı itirazlara, şartlanmalara ve eski korkulara rağmen "Yedinci Uyum Paketi" adı verilen yasalar da Meclis'te kabul edildi
Haberin Devamı

