Zina meselesinin patlak vermesinden bu yana, olup bitenler üzerine çeşitli "taktik" analizler yapılıyor.
1- Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, AKP içinde ve kamuoyu nezdinde yüksek puana ve etkiye sahip olma durumunu devam ettiriyordu. Başbakan Erdoğan zina tartışmasını bahane olarak kullanıp hem AB'ye hem CHP'ye verilen söz ve anlaşmalardan dönerek onun prestijini kırdı.
2- AKP içindeki radikal gruplar, tarikatlar daha önce verilmiş sözlerin yerine getirilmeyişinden çok rahatsızdı. Zina meselesini fırsat bilerek seslerini yükselttiler, güçlerini gösterdiler. Erdoğan da onların güç gösterisine boyun eğdi.
3- Krizi tırmandıran bizzat Tayyip Erdoğan'dır. Erdoğan AKP'nin çekirdek tabanında, tarikatlardaki rahatsızlığı bu gösteriyle dindirmek istiyor. Böylece radikal muhafazakâr tabana "biz aslında değişmedik ama elimizden gelen budur" mesajı verilmiş oluyor ve bu kesimlerin "gazı alınıyor".
4- Başbakan Erdoğan'ın karmaşık "taktik" oyunları yok. Daha önce imam hatip ve YÖK olaylarındaki gibi bir denemede bulundu. Hem medya hem de Avrupa blok halinde tepki gösterince sinirlendi, işin içinden nasıl çıkacağını kendisi de bilmiyor. Türk Ceza Kanunu'nun geri çekilmesi ve Meclis'in tekrar 1 Ekim'e kadar tatile girmesi bu paniğin sonucu.
Bu, siyasi beceriksizliktir
Bunların biri ya da hepsi doğru olabilir. Avrupa Birliği ile ilişkileri geren, Türkiye'nin bir kez daha tam ortadan ikiye bölünmesine neden olan bir kriz, ihtimallerden hangisi geçerli olursa olsun, aslında bir siyasi beceriksizlik ürünüdür.
Türk halk ikiye bölünmüştür.
Çünkü bir kesim bu tartışmayı hâlâ "zinanın serbest olması" diye anlamaya devam etmektedir. Bu kesimin insan haklan ve bireysel özgürlükler konusundaki "geri" takıntılarını korumaya devam ettikleri bu tartışmayla tekrar ortaya çıkmıştır.
Bu durum aynı zamanda şu anlama gelmektedir:
* Toplumumuzun bir kesimi Avrupa Birliği standartlarının ne olduğu konusunda bilgi sahibi değildir.
George Orwell 1948 yılında şöyle diyordu: "Bazı insanlarla konuşamazsınız, onlara cevap veremezsiniz. Mesela vejetaryenler, mesela komünistler. Onlarla ilgilenmeden kendi sözlerinizi söylemeye devam etmelisiniz. Belki bir şeyler olur, onlar da sizi dinleyebilir..."
Orwell, 56 yıl önce örnek olarak vejetaryenleri ve komünistler gösteriyor.
Bugün olsa kimleri gösterecekti?
Belki dinlerler
Zina meselesinin patlak vermesinden bu yana, olup bitenler üzerine çeşitli "taktik" analizler yapılıyor
Haberin Devamı

