Haberin Devamı
Son terörist saldırılar PKK’nın Türk toplumunu geri dönülmesi güç bir gerilim içine sokmayı amaçladığını gösteriyor. Bu gerilim ortamında her türlü duygusal tepki öne çıkacak, toplumun yaşadığı travmalar akıl ve mantığı iyice aşağıya itecektir.
Böyle bir ortamın, Türkiye’de yaşayan Kürtlere herhangi bir fayda sağlayacağını iddia etmek için de aklını kaybetmiş olmak gerekir. Türkiye’de demokratik sürecin ilerlemesinin PKK’yı ve onun politikalarını bir doğal tasfiye sürecine sokacağını, kuşkusuz bu örgütü yönetenler, İmralı da dahil, görmüşlerdir.
Bu doğal tasfiye süreci kaçınılmazdır. Bunun için bütün şartlar, en önemlisi Türkiye’nin iç şartları olgunlaşmaya devam ediyor.
Terörün şu anda ulaştığı boyutların ve tırmandırdığı gerilim ortamının bütün topluma, Türkiye’nin Kürt vatandaşları da dahil bütün vatandaşlara verdiği zarar tartışılmaz.
Bu ortamda siyasi irade, sadece iktidarın misyonu değildir, belki de en fazla bugün, Türkiye’nin Kürtlerini temsil ettiğini düşünen siyasi partinin misyonu olmuştur.
Türkiye’nin Kürtleri, ilk kez 60’lı yıllarda bağımsız bir siyasi parti için girişimde bulundu, ancak kurulan bu partinin ciddi bir siyasi işlevi olmadı. 1991’de SHP ile Meclis’e giren Kürt siyasetçilerinse, geçen 20 yıl içinde her zaman temsil ettikleri insanların çıkarlarına uygun politikalar ürettikleri söylenemez.
Ancak şu anda bütün ülkenin, bütün kurumları ve vatandaşlarıyla geldiği aşamadaki şartlar bugün faaliyette olan BDP’ye gerçekten tarihi bir misyon yüklüyor.
O “misyon”un içeriği de çok bellidir.
Yasal partiler üzerinde PKK’nın etkisi gizli bir şey değil, ancak bu durum, BDP’nin bugün yapabilecekleri açısından belirleyici olmamak zorundadır.
Kürtleri temsil eden siyasi partiler, görevleri olan gerçekten temsili, temsil ettikleri kesimin talepleri için mücadeleyi, ancak demokratik bir düzen içerisinde yerine getirebilirler.
BDP’li Kürt siyasilerin bugünkü aşamada gösterecekleri siyasi irade, bu partinin Türk toplumunun geleceği içinde gerçek bir siyasi güç olması anlamına geleceği için bazıları açısından kabul edilemez, engellenmesi gereken bir durum olarak görülecektir.
Ama adı ister BDP olsun ister başka bir şey, Türkiye’nin Kürtlerini temsil eden bir siyasi partinin bu ülkenin geleceğinde etkili bir güç olabilmesinin yolu, bugün BDP’nin üzerine düşen misyonu yerine getirebilmesinden geçmektedir.

