Cumhurbaşkanı seçimininin ilk sonucu bir ay önceden belli oldu, CHP Genel Başkanı Baykal, bu seçimin ilk galibi oldu.
Baykal, klasik bir yıldırma taktiğiyle Erdoğan’ı köşeye sıkıştırdı, bazen bel aşağısından çalıştı, bazen geliyorum diyen aparkütler salladı ve kazandı.
Baykal’ın taktiklerinden biri de AKP’nin içine küçük bombalar atmak şeklindeydi, burada da başarılı oldu, çünkü zaten bu bombaların etkili olmasına uygun bir ortam vardı.
Eğer Erdoğan aday olmazsa Baykal yeri göğü inleterek “Biz onu öyle korkuttuk ki aday olamadı” diye bağıracak ve kazandığı zaferin zevkini çıkaracak.
Erdoğan aday olursa, Baykal gerilim siyasetini tırmandırarak sürdürecek ve giderek yayılan bir yılgınlık ortamı yaratacak. Bu ortam içerisinde Baykal’ın saldırıları karşısında çeşitli hatalar yapacak, o hatalar Baykal tarafından yeni polemiklere çevrilecek.
Erdoğan aday olmaz ve AKP eşi türbansız bir aday belirlerse, Baykal’ın zaferi biraz daha pekişmiş olacak, bu kez sloganı “Çankaya’yı kurtardık” olacak.
Erdoğan aday olursa, Baykal’ın elinde deneyebileceği iki de yasal engelleme yolu bulunuyor. Bunlardan biri, bir süre önce ortaya atılan, Meclis’in Cumhurbaşkanı seçimi için yaptığı ilk oturumda üçte iki çoğunluk olmazsa seçimin diğer aşamalarına geçilemeyeceğine ilişkin görüştür.
İkinci “yasal” itiraz yolunu birkaç gün önce eski politikacı ve hukukçu Hüsamettin Cindoruk ortaya attı. Buna göre Erdoğan, aldığı ceza dolayısıyla hapis yatması nedeniyle “sabıkalı” durumundadır ve Cumhurbaşkanı olamaz. Bu görüş de kıyısından köşesinden tartışılıyor.
İki yol da CHP Genel Başkanı’nın kullanabileceği yollar olarak ortaya çıkmış durumda. Baykal bu yolları kullanarak cumhurbaşkanı seçimini kamuoyunun bir kesimi için “şaibeli” hale getirebilir.
Bu yollarla önleme yönünde bir sonuç alınmasa bile, en azından cumhurbaşkanı seçimi “mahkemelik” konumuna getirilmiş olacaktır.
Şu ana kadar Baykal’ın Erdoğan üzerindeki çalışmaları başarılı olmuş görünüyor, çünkü Başbakan sinirlendiğini gizleyemiyor. Cumhurbaşkanı seçiminin sonucu ne olursa olsun Baykal şimdiden galip durumundadır.
Not: Kürt sayısı
Milliyet Gazetesi’nin yayınladığı, Konda tarafından yapılmış “Biz Kimiz” başlıklı araştırmanın bir yanı, etnik olarak Türk olmayan vatandaşların sayılarına ilişkin. Kendi alt kimliğini farklı görenler için de, Türk olarak görenler için de alınan sonuçlar oldukça ilginç. Buna göre Türk vatandaşlarının 11.5 milyonu Kürt kökenli, 220 bini Laz, 210 bini Kafkas kökenli, 550 bini Arap görünüyor. Başka kökenlerden de yaklaşık 310 bin kişi Türk vatandaşı olarak hayatını sürdürüyor. Bu sayıların belki de bir başka araştırma ile tekrar sınanması gerekiyor. Çünkü nüfus sayımı verileri ve seçim sonuçlarını temel alarak yapılabilecek bazı varsayımlar bu sayılarla pek örtüşmüyor. Araştırmanın tamamı yayınlandıktan sonra bu konuların daha derin bir biçimde tartışılması yerinde olacaktır.

