Haberin Devamı
Seçim ertesinde eski cumhurbaşkanı Demirel’in “Baykal istifa etmemeli” demesi üzerine Latif Demirci Hürriyet’in birinci sayfasına bir karikatür çizmişti. Tayyip Erdoğan ile Abdullah Gül Demirel’i bir iskemleye bağlamışlar, teybe “Baykal yerinde kalsın” dedirtiyorlardı.
AKP’nin seçim başarısının nedenleri üzerine çok fikir yürütüldü, çok yorum yapıldı. Ama şu anda bilinmeli ki bu nedenlerin en önemlilerinden biri Baykal’dır.
Ve Baykal aynı şekilde yürümeye devam ediyor. Bu, yürüyüş mü emekleme mi debelenme mi neyse, her an Erdoğan ve Gül’e daha rahat bir alan yaratıyor.
CHP’nin Meclis Başkanlığı için Köksal Toptan’ı destekleyerek bazı ince mesajlar vermeye çalıştığına ilişkin yorumlar da yapıldı. Kimilerine göre Baykal “Böyle doğru dürüst bir adayı cumhurbaşkanlığı için de çıkartın, destekleriz” demek istemiş... Kimilerine göre “biz de gereğinde uzlaşırız” demek istemiş... Kimilerine göre de hiçbir şey demek istememiş, sadece politika üretmedeki beceriksizliğini örtmeye çalışmış...
CHP henüz cumhurbaşkanı seçimi yapılmadan, ortada sadece tek aday varken, Gül’ün seçilmesini peşinen kabul ederek “cumhurbaşkanının davetlerine, gezilerine gitmeyeceklerini” ilan etti.
Bu da politika üretememe, açık hedefi olmama halinin bir ifadesidir. Daha ilk andan itibaren “kavga çıkarırız haaa...” tehdidini siyaset yapmak olarak görenler, bunun halk tarafından hiç de olumlu karşılanmadığını bile görememişlerdir.
Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül oyunu kurallarına göre ve sükûnetle oynadıkça CHP’nin oyun alanı daralıyor.
CHP’nin cumhurbaşkanının davetlerine, gezilerine gitmemesi aslında başka bir çağrı içeriyor. CHP’lilerin bazı toplantı ve faaliyetlerde yer almaması kimsenin umurunda olmayacaktır. Herhalde bunu CHP’liler de biliyor. Bu boykot çağrısını yaparken açıkça söylemedikleri ama bekledikleri durum, aynı boykotu Silahlı Kuvvetler’in üst düzeyinin de yapmasıdır.
CHP’lilerin Çankaya Köşkü’ne gitmemeleri bir kez haber olur, sonra herkes unutur gider. Ama ordunun üst düzeyinin bir kez bile gitmemesi başka bir anlama gelir.
CHP seçim öncesinde de kendisini bir anlamda ordu ile birlikte ya da sözcüsü gibi gösterme çabası içinde olmuştu. Bu tavrının halk tarafından onaylanmadığını unutarak aynı gerilim ve kriz kışkırtma çabaları içinde bulunması CHP’yi siyasi sahnede biraz daha “marjinal” hale getirecek, oyunun dışına düşmesine yol açacaktır.
Latif Demirci’nin karikatürünü de anlamamış olan CHP yöneticilerine AKP erkânı ne kadar teşekkür etse az olur.

