Ne zaman CHP’nin politikaları, daha doğrusu “ebedi” Genel Başkanı Deniz Baykal’ın politikaları ile ilgili bir yazı yazsak bazı okurlar çok kızıyor. Onlara göre, “AKP’nin elindeki Türkiye kötüye giderken CHP’yi, Baykal’ı eleştirmek büyük yanlış.”
Doğrudur, Baykal’ın politikalarını sık sık eleştiriyoruz, tutarsızlıklarını anlatmaya çalışıyoruz.
Bunun nedeni Baykal’ın yönetimindeki CHP’nin Türkiye’de solu, sosyal demokrasiyi “iğdiş” etmesidir... Türk siyasi hayatının “solsuz” kalmasına yol açmış olmasıdır... Çalışan sınıfların haklarını savunan, sosyal politikalar için projeler geliştiren bir parti olamamasıdır...
Bir partinin nasıl bir parti olacağına elbette o partinin mensupları karar verir. Ancak, CHP uzun süredir kendisini “sol”, “sosyal demokrat” olarak niteleyen bir parti. CHP’ye oy verenlerin büyük çoğunluğu da kendilerini solda gören ve CHP solda olduğu için ona oy veren vatandaşlar. Hatta CHP’ye oy vermeyenler de bu partiyi “solda” bilir, “solcu” görür.
Sorun da CHP’nin her türlü solculuğunun Baykal yönetiminde düzenli olarak budanmış olmasıdır.
Bir yandan CHP’nin geleneksel ağırlığı diğer yandan da o işe soyunanların eski alışkanlıkları dolayısıyla yeni bir sosyal demokrat parti de kurulamamış, kurulanlarsa güdük kalmıştır.
CHP şu anda halka “refah ve demokrasi” programı sunan, ileri bir toplum vaat eden bir siyasi parti değil. Baykal ve sürekli değişen çevresinin “demir yumruğuyla” yönetilen, günün gelişmelerine göre çizgisini değiştirebilen bir parti niteliğinde.
Günün gelişmelerine göre temel ilkelerini unutarak siyaset yapmanın adı “oportünizm”dir. Kendisine “sol” diyen bir siyasi partinin ana yapısı “oportünizm” üzerine kurulduğunda, arkası da en kabasından “sokak dalkavukluğu” olarak gelir ki, CHP şu anda bunu yaşıyor.
Doğrudur, CHP’yi ve Baykal’ı eleştiriyoruz, çünkü Baykal Türkiye’de solu bir iktidar seçeneği olmaktan çıkartmış, AKP’ye mahkûm etmiştir.
Baykal’ı eleştiriyoruz çünkü CHP içinde her türlü tartışma ve politika geliştirme ortamını yok etmiş, anti-demokratik bir tüzükle partiyi krallık gibi yönetmektedir.
Bir yıl önce türban mücadelesini en sert şekilde götüren, bir yıl sonra ise “çarşaf siyasal simge değildir” diyebilen bir siyasetçiyi “sol” ile ilgisi olmadığı ve her yaptığı sonuçta AKP iktidarına yaradığı için de eleştiriyoruz.
CHP’nin sözcüleri bu ülkede demokrasiden korkan radikal milliyetçi muhafazakâr partilerden daha muhafazakârca tavırlar aldığı için CHP uzun süredir “sol” da değildir, “sosyal demokrat” da değildir.
Baykal bugün AKP iktidarının ve Tayyip Erdoğan’ın en büyük güvencesidir.
Baykal’ı bunun için, bunlar için eleştiriyoruz. Bu eleştirileri “AKP’ye destek” gibi anlayanların da önce kendilerine “AKP nasıl bu kadar güçlü bir iktidar olabildi” sorusunu sormaları ve ülkeyi solsuz bırakan Baykal’ın buna katkılarını düşünmeleri gerekiyor.

