Batı’nın ahlaksızlığı

Haberin Devamı

Başbakan’ın gerçekten sadece önündeki metinleri okuması gerekiyor. Mikrofon önünde konuşmayı seviyor, konuşurken coşuyor ve ardını düşünmediği sözler sarfediyor.
Geçen hafta “ihsas-ı rey” ve “kuvvetler ayrılığı”nın ne olduğunu bilmeden bu kavramları kullanmıştı.
Dünkü gafı ise biraz daha gaf ötesi bir durum olarak görülebilir. Dün söylediği şu: “Biz Batı’nın ilmini, sanatını almadık. Maalesef değerlerimize ters düşen ahlaksızlıklarını aldık...”
Başbakan böyle “ağır” bir görüş bildirdiğine göre bu “ahlaksızlıklar”ın ne olduğunu biliyor demektir. Biliyorsa da söylemiyor.

***


Düşünelim. Nedir Batı’dan aldığımız ahlaksızlıklar, “değerlerimize ters düşen ahlaksızlıklar?”
Osmanlı’dan başlayan, Cumhuriyet ile devam eden “batılılaşma” hareketleriyle, reformlarla ilgili olarak tarihçilerin, bu soruna kafa yoranların değişik görüşleri vardır. Ama Başbakan “ahlaksızlıklar”dan söz ederken herhalde bu tarih tartışmalarını kastetmiyor.
Örneğin değerlerimize ters düştüğü için, dinci muhafazakâr kesimler “resim” sanatının bu topraklara gelmesini geciktirmiştir. Aynı şekilde matbaanın gelmesi de gecikmiştir.
Başbakan “ahlaksızlıklar” derken belki de “resim” ile birlikte gelen “kadın resimleri”, “nü”ler, çıplak kadın fotoğrafları gibi durumlardan bahsediyor olabilir.
Bu topraklarda olmayan ve bize Batı’dan gelen “ahlaksızlıklar”dan kasıt “cinsel sapkınlık” denilen durumlar ise Başbakan merak etmesin, bunların hepsi dünyanın her yanında, her toplumda olduğu gibi burada da hep vardı. Konu keyif verici “maddeler” ise bu konuda da bu topraklar epeyce verimlidir ve Batı’dan herhangi bir ithalata ihtiyacı olmamıştır.
Batı örneği üzerine yapılan önemli bir hayat tarzı değişikliği giyim-kuşam alanındadır. Belki de bu aralar türbana takılmış olan Başbakan batılı giyim tarzının benimsenmesini, kadınların başları açık, hatta kısa etekle dolaşmalarını ve mayoyla denize girmelerini “ahlaksızlık” sayıyor olabilir.
Bu eski bir düşünce tarzıdır: Başı açık ve etekle dolaşan kadınlar erkekleri tahrik ederler ve kendine hakim olamayan erkekler de bu kadınlara tacizde bulunur, ortaya “ahlaksız” bir durum çıkar.

***


Başbakan, Batı’dan alınan “anhlaksızlıklar”ın ne olduğuna açıklık getirsin de biz de Başbakan’ın insanların giyimleri, kadın-erkek ilişkileri vb. konulardaki fikirlerini öğrenelim.
Yine de Başbakan irticalen ne kadar az konuşursa kendisi için o kadar iyi olur. Bunu da hatırlatalım.

DİĞER YENİ YAZILAR