Başka Amerika?

Kuzey Irak'ta görevli Türk subay ve astsubayların Amerikan askerleri tarafından "tutuklanması" bir taraftan infial uyandırdı

Haberin Devamı

Kuzey Irak'ta görevli Türk subay ve astsubayların Amerikan askerleri tarafından "tutuklanması" bir taraftan infial uyandırdı, diğer taraftan da bol bol onur, şeref, dostluk vs. gibi sözcüklerin söylenmesine yol açtı. Deniliyor ki, "Stratejik ortağımız ve eski dostumuz Amerika bize ayıp etmiştir". ABD yönetiminin Ortadoğu ve genel olarak bütün Müslüman dünyaya yönelik stratejisinin yanında Türkiye'nin "ortaklığı", "dostluğu" bir süredir ön planda değildir. Bu ilişkinin "ön planda" olduğu dönem Soğuk Savaş dönemi ve silah teknolojisinin bugünkü kadar gelişmemiş olduğu dönemdir. Türkiye'nin jeopolitik önemi uzun yıllardır, Batı'nın bize sahip çıkması ve desteklemesi için kullanılan bir kanıt olarak tekrarlanıp durmuştur. Ancak bugünkü "jeopolitik" kavramlar içinde Türkiye'nin "önemi" de farklılaşmıştır. ABD yönetimi Türk askerlerini tutuklarken açık bir mesaj vermektedir: Kuzey Irak'ta Türk askeri varlığı, gerekçesi ne olursa olsun; ister Türkmenlerin güvenliği olsun isterse terörist örgütlerle mücadele olsun, ABD tarafından istenmemektedir.

Yeni ortaklar bizi istemiyor
Çünkü şu anda ABD'nin "stratejik ortağı" Barzani ve Talabani'nin Kürt aşiretleridir. Kağıt üzerinde sorunları kolay çözen Amerikan teknokratları Irak'ın ve Ortadoğu'nun kağıt üzerinde kurulan denklemlerle çözülemeyeceğini anlamaya başlamıştır. Irak'ta Amerikan işgalinin kayıtsız şartsız destekçileri Barzani ve Talabani'dir. Böyle bir "sıkışma" durumunda da bu iki aşiret reisinin kendi bölgelerindeki Türk varlığına ilişkin tepkileri Amerikalılar için daha önemlidir. Amerikan siyasileri ve bürokratları Türkiye'ye "Bu bölge ile ilişkilerini kes ve tam anlamıyla burayı bize bırak" demektedir. Yapılan son operasyonun, bölgedeki filanca yarbay ya da albayın inisiyatifiyle gerçekleştiğini, bunun için Washington'dan üst düzey onay alınmadığını zannetmek saflık olur.

"Tezkere" neyi değiştirirdi?
Bu olay vesilesiyle meşhur "tezkere" de tekrar tartışılmaktadır. Kimileri eğer tezkere geçseydi ve Türkiye Amerikan işgali içinde fiilen taraf olsaydı gelişmelerin başka türlü olacağını savunmaktadır. Ama bu ancak anlamsız bir tartışma konusudur. En azından şu bilinmektedir: Tezkere konusu Amerikan tarafı ile görüşülürken onların zaten istemedikleri şey Türk askerlerinin Kuzey Irak'ta ciddi biçimde varoluşuydu. Amerika, Irak'ta girdiği cehennemi gördükçe Kürt aşiretlerine daha fazla sarılmakta ve onlarla işbirliğini giderek daha fazla önemsemektedir. Amerikalılar Irak'ta işgalcidir. Gerekçeleri ne olursa olsun, Saddam Hüseyin ne gibi suçlar işlemiş olursa olsun işgalciden öte bir konumları olamaz. Evde yapılan hesaplar gerçekleşmeyince, işgalci güç bölgede başka bir güç olmasına izin vermemektedir. Tezkere geçseydi de geçmeseydi de durum farklı olmayacaktı. Amerikan yönetiminin şu anda Irak'ta yaşadığı sıkıntılar içinde Türkiye'ye bu konuda taviz vermesi de çok güçtür.

DİĞER YENİ YAZILAR