Başbakan'ın parası

Üst düzey kamu görevinde bulunanların parasal işleriyle herkes ilgilenir. Özellikle de bakanlık ve başbakanlık görevlerinde bulunanların mali durumları her zaman yakın izleme konusudur

Haberin Devamı

Üst düzey kamu görevinde bulunanların parasal işleriyle herkes ilgilenir. Özellikle de bakanlık ve başbakanlık görevlerinde bulunanların mali durumları her zaman yakın izleme konusudur.

Dünyanın her yanında bu böyledir. Nedeni de çok basit: İnsanlar kendilerini yönetenlerin "temiz" olduklarına ve "temiz" kaldıklarına inanmak isterler.

Türkiye'de başbakanlık görevine yükselenlerin mali durumlarına yönelik ilgi, Turgut Özal döneminde önemli ölçüde arttı. Yakın çevresinin zenginleşmesi, Özal'in siyasi etkinliğinin de kırılma noktası oldu.

Daha sonra Tansu Çiller, mal varlığındaki artışı grafikler, şemalar ve tablolarla anlatırken asıl kaynak olarak annesinin vefatından sonra yastığının altından çıkan altınları gösterdi.

Türk halkının bu açıklamayı inandırıcı bulmadığını, sonradan yaşananlardan ve Tansu Hanım'ın hızla emekli olmasından biliyoruz.

Şu andaki Başbakanımız Tayyip Erdoğan da zaman zaman mali durumundaki gelişmelerle ilgili açıklama yapmak zorunda kalıyor. Tabii ki bundan hoşlanmıyor.

Ancak bu konuyu kamuoyuna en açık biçimde açıklamak yürüttüğü görevin koşullarından biridir. Üst düzey siyasilerin ve kamu yöneticilerinin her kuruşlarının hesabını verebilecek durumda olmaları, toplumun her kesimini etkileyecek ilkesel bir tavırdır.

Bu vergi sistemiyle...
İleri demokratik sistemlerde bu konu çok açık ilkelere bağlanmıştır. Bizde şu anda kamu görevlileri ve bazı meslekler için mal beyanı zorunluluğu var.

* Ancak bugüne kadar herhangi bir kişinin iki mal beyanı arasında açıklanmamış büyüklükte fark olduğu için soruşturma yapıldığını duymadık. Aynı şekilde, bu mal beyanlarının doğruluğuna ilişkin herhangi bir araştırma da yok.

Üst düzey siyasilerin mal mülk meselesi ortaya çıktığında, tartışma konusu olan kişinin son on yıllık mal beyanlarını ortaya atıp "Buyurun, isteyen incelesin ve sorsun" diyebildiği bir aşamada değiliz. Çünkü ülkenin yarısından fazlası vergi sistemi dışında yaşıyor, sistem içindeki hemen herkes de şu ya da bu şekilde vermesi gerekenden daha az vergi veriyor.

Bu durumda kim gönül rahatlığıyla her şeyi açıklayabilir?

Lütfen kesin
Haşmet Babaoğlu çok açık yazdı. Ancak son birkaç günde gelen mail sayısı yine 5 bini aştı. Fenerbahçeliler, Trabzonsporlular kulüplerine yapıldığını düşündükleri haksızlıkları protesto ediyorlar. Metinlerin hepsi birbirinin aynısı.

Mail kutusu doluyor, bunları temizlemek büyük sorun oluyor ve aralarında başkalarının gönderdiği önemli mailler kaynıyor.

Lütfen kesin bunları artık ve bu protesto yönteminin protestocuya sempati kazandırmadığına da emin olun.

DİĞER YENİ YAZILAR