Başbakan Tayyip Erdoğan, Fransa gezisinde gazetecilerle görüşüyor, televizyonlara çıkıyor. Önceki gün iki kanalda ayrı ayrı Erdoğan'la yapılan görüşmeler yer aldı.
Erdoğan bütün bu konuşmalarda sürekli olarak üç konuda sıkıştırılıyor.
Bunlardan birincisi "türban" konusu.
* Avrupa'da en kalabalık Müslüman nüfusa sahip olan ve radikal İslamcı hareketlerin özellikle Cezayir üzerinden etkili oldukları Fransa'da "laiklik" meselesi son dönemin en hassas konularından biri oldu.
Okullarda "dini sembollerin teşhiri"ni engelleyen kanun da başları kapalı kız öğrenciler için çıkarıldı.
Söz konusu kanun öğrencilerin ve ailelerinin öncelikle ikna edilmesini, eğer bütün bu çabalar boşa çıkarsa çocukların okuldan atılmasını öngörüyor. Geçen hafta iki kız öğrenci bu şekilde okuldan atıldı ve büyük tartışmalar yaşandı.
* Fransızlar bu nedenle Erdoğan'ın "türban" meselesine bakışını net olarak öğrenmek istiyor.
Erdoğan'ın da açık ve tatmin edici cevap veremediği, genel sözlerle durumu "geçiştirdiği" birinci mesele bu.
Soykırımı meselesi
İkinci mesele bir "klasik". Bu meselenin en sıcak tutulduğu iki ülkeden biri Fransa, diğeri de ABD. Bu mesele 1915 Ermeni soykırımı meselesidir.
Erdoğan bu meselenin tarihçilere bırakılması gerektiğini söylerken güçlü kanıtlarla bir cevap verebilmiş değildir. Ayrıca bu konuda sorular geldiği zaman da "sinirlenme" belirtileri göstermektedir.
Erdoğan'ın bu konuda söylediği "arşivler açıktır, gelin inceleyin" sözü daha önce birçok siyasi tarafından da söylenmiş, ancak arşivleri inceleme izinleri zorlukla ve çeşitli kısıtlamalarla verilmiştir.
* Bunları bilmek, hatırlamak ve ona göre konuşmak gerekiyor. Bizim hafızamız zayıf olabilir, biz unutmuş olabiliriz, ama onlar unutmuyor. Onun için de Başbakan "sıkılıyor".
Eşcinsellerin hukuku...
Üçüncüsü de yine şu anda Avrupa'nın en sıcak meselelerinden biri olan, özellikle "evlenme" konusuyla birlikte en çok tartışılan "homoseksüellik" meselesi.
* Fransa'da bugün eşcinsellerin evliliği tartışılmaktadır. Bir kesim bunun zamanının geldiğini savunmakta, muhafazakâr kesimler ise henüz erken olduğunu söylemektedir.
Fransızlar bunu kendileri çok tartıştıkları için Erdoğan'a da sordular. Erdoğan bu konuda da "kem küm" etti ve ikna edici bir cevap veremedi.
Üstelik, söylediği Türkiye'de eşcinsellerin "hukuku" olduğu sözü de doğru değildir.
Türk Ceza Kanunu'nun son şekli Meclis'ten geçmeden önce ilk taslakta yer alan "cinsel yönelim nedeniyle ayırımcılığı" yasaklayan hüküm Meclis komisyonunda çıkarılmıştır. Bu hüküm, genel olarak "ayrımcılık" ve "cinsel ayrımcılığı" yasaklayan bölümde yer alıyordu. Bu bölümde "cinsel yönelim" sözüyle ifade edilmiş olan şey çok açıktı, ama AKP ve CHP bunu "erken" buldular. Yani eşcinsel oldukları için insanlara "ayrımcılık" yapılabileceğini Meclis ve hükümet kabul etmiştir.
* Bu üç meselede de Erdoğan'ın "sıkışması" normaldir. Çünkü bu üç meselede de hem toplumda hem de toplumu yönlendirmesi gerekenlerde "sıkıntı" vardır.
Başbakan'ı sıkıştıran üç konu
Başbakan Tayyip Erdoğan, Fransa gezisinde gazetecilerle görüşüyor, televizyonlara çıkıyor. Önceki gün iki kanalda ayrı ayrı Erdoğan'la yapılan görüşmeler yer aldı
Haberin Devamı

