Baş düşman medya!

Başbakan medyayı hedef alan saldırılarına devam ediyor. Daha önce de böyle yapmış, sonra sakinleşmişti ama bu kez "medya" Başbakan'ın tek sorunu gibi ifade ediliyor, kendi ağzından

Haberin Devamı

Başbakan medyayı hedef alan saldırılarına devam ediyor. Daha önce de böyle yapmış, sonra sakinleşmişti ama bu kez "medya" Başbakan'ın tek sorunu gibi ifade ediliyor, kendi ağzından.

Bütün iktidar sahipleri gibi Erdoğan'ın da nasıl bir medya istediği belli: Sadece "olumlu" olanlar yazılacak, eleştiri yapılmayacak.

Böyle rejimler vardı. O rejimlerde bütün gazeteler parti ve devlet liderlerine övgü risaleleri halinde çıkardı. "Düşmanlar" yerden yere vurulur ve "düşmanları" mahveden "büyükler" de övüle övüle bitirilemezdi.

Bu rejimlerden Orta Avrupa'da çok vardı. Latin Amerika'da vardı. Asya'da vardı, Afrika'da vardı. Ama bilinmesi gerekir ki bunların sayısı çok çok azaldı.

* Örneğin şu anda Kuzey Kore'de böyle bir durum var...

Kim, ne ile suçlanıyor?
Başbakan Erdoğan dün medyaya saldırırken, medyanın kendi istediği gibi yazmamasına birkaç neden gösterdi.

Dedi ki: "Medyanın çıkar sistemi bozulmuştur... Hortumları kesilmiştir... Yine hortum istiyorlar..."

Bunlar çok ağır suçlamalardır ve bu şekilde genel ifadelerle söylenip bırakılamaz.

* Erdoğan medyanın istediği "çıkarlar" ve "hortumların" neler olduğunu açık açık söylemekle yükümlüdür.

* Erdoğan bunları söyleyerek medyayı suçlarken, şu anda devletin elindeki medya kuruluşlarının durumunu da açıklamak zorundadır. Batık bankalar dolayısıyla çok sayıda televizyon, radyo ve gazete şu anda devletin yani siyasi iktidarın elinde. Bunların yaptığı yayınların Başbakan'ı rahatsız etmediği de belli. Aynı şekilde devletin elinde "rehin" durumunda olan bazı yayın organları da vardır. Başbakan'ın bunlardan da şikâyetçi olduğunu sanmıyoruz.

* AKP ve siyasi iktidar ile "yakın" ilişki içinde olan "siyasi islam" kökenli medyadan ve bu kesimin ticari işlerinden de Başbakan'ın rahatsız olduğunu düşünmek için bir neden yok.

Düşman görmenin sonu...
Başbakan'ın şikâyetçi olduğu, hedef seçtiği ve hedef gösterdiği medya, devletten ve siyasi iktidardan "bağımsız" olan medyadır.

Suçladığı "devletten bağımsız" medya, Başbakan'a göre devletten bir şeyler istemektedir. Bu suçlama tarzının adı, halka hedef göstermektir. Dolayısıyla isterse Başbakan olsun, hiç kimsenin bütün bir yapıyı suçlamaya hakkı yoktur. Kim ne istemişse, kime ne verilmişse Başbakan'ın bunlan tek tek açıklaması gerekir.

Başbakan medyaya saldırıyor. Başbakan iş dünyasına saldırıyor. Başbakan kendi haklarını isteyen işçilere saldırıyor. AKP, sanayi-ticaret ve meslek odalarındaki yöneticileri değiştirmek, bu örgütlere hakim olmak için saldırıyor.

* Her yerde "düşman" görmeye başlaması, bir siyasi iktidarın karşı karşıya olduğu sorunları çözemediği için "daraldığını" gösterir. Bunun sonu kendisine oy vermemiş bütün vatandaşlan düşman görmeye kadar gider ki bu hastalığın tek tedavisi emekli olmaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR