Adalet Bakanı da son rüşvet operasyonunun "balon" çıkması üzerine sinirlendi. Söylediğinin tercümesi şu: Yine birileri birileriyle dayanışmaya geçti, aynı meslek grubu içinde olanlar birbirlerini kolladı.
Bunu Adalet Bakanı söylediğine göre herhalde bir şeyler biliyordur, bilerek söylüyordur.
Adalet Bakanı bir de "ayrıcalıklar demokrasisi" diye bir söz etti. Bunun tercümesi de şu: Bizim demokrasimizde bazı ayrıcalıklı kesimler vardır ve bunlar suç işlese bile üzerlerine gitmek mümkün değildir.
Tabii ki bakan aslında öyle söylemediğini, kendisinin Türkçeye hakim bir insan olarak söylediklerinin "açık" olduğunu savunabilir. Ama yetkililerin şifreli konuşmalarının arkasındaki duygu ve düşünceleri anlamada deneyimi olanlar bu tercümelerin doğru olduğunu görecektir.
* "Ayrıcalıklı demokrasi" kavramı "muhafazakâr ilerici" gibi bir kavramdır. Bu kavramları oluşturan iki kelime yan yana gelip bir başka kavram oluşturamaz, ya biri vardır ya diğeri.
İnsan ya muhafazakârdır ya da ilerici, aynı anda ikisi birden olamaz.
* Bir toplumda da ya "ayrıcalıklar" vardır ya da demokrasi vardır, ikisi aynı anda olamaz. Çünkü demokrasi ayrıcalıkların olmadığı bir sistemin adıdır. Bu sistemin geçerli olduğu ülkelerde mevkii ya da ailesi ya da parası herhangi bir kişiye avantaj ya da dezavantaj sağlamaz. Herkes eşittir.
Ciddiyetle tartışılmalı
Eğer bir ülkede cinsi bozuk bir demokrasi geçerliyse, "bazı insanlar diğerlerinden daha eşit ise" aslında demokrasi yoktur. Çünkü ayrıcalık sahibi olan grup ya da gruplar tabii olarak diğerlerine tahakküm etmektedir.
"Ayrıcalıklar" meselesi en yetkili ağızdan, Adalet Bakanı'nın ağzından ortaya atıldığı takdirde bunun ciddi olarak tartışılması gerekir.
* Türkiye'de kimler, hangi sosyal gruplar ya da meslek grupları ayrıcalıklıdır?
* Bu ayrıcalıklar hukukun onlara kadar ulaşmasını engellemekte midir?
* Hangi gruplar ya da meslekler "kol kırılır yen içinde kalır" ilkesine sıkı sıkıya bağlı olarak kendilerinin herkes için geçerli bir hukuk sistemi içinde yer almasına direnmektedir?
Her Türk vatandaşı durduğu yere göre bu sorulara değişik cevaplar verebilir. Ama hiç kimse, eğer yalan söylemek ya da bir şeyleri gizlemek ihtiyacı içinde değilse, "Bu ülkede ayrıcalıklı hiçbir grup yoktur, bütün vatandaşlar gerçekten eşittir" diyemez.
Demokrasinin bütün kurallarıyla işlemesini, hukukun üstünlüğünü, bütün vatandaşların gerçekten eşit olmasını istemeyen herkesin; her grubun, her mesleğin, "ayrıcalıkları" var demektir.
Bu ayrıcalıklar varoldukça da demokrasi uzakta kalır.
Ayrıcalıklar ve demokrasi
Adalet Bakanı da son rüşvet operasyonunun "balon" çıkması üzerine sinirlendi. Söylediğinin tercümesi şu: Yine birileri birileriyle dayanışmaya geçti
Haberin Devamı

