Türkiye yine ikiye ayrıldı. Ayrılma konusu da yine aynı. Türkiye gelecekte ve yakın gelecekte korkularından, fobilerinden, komplekslerinden kurtulmuş bir çağdaş ve ileri demokrasi ülkesi mi olacak yoksa dünün Türkiyesi olarak mı kalacak...
Radikal milliyetçi kışkırtma cephesinde; yani çağdaş ve demokratik bir Türkiye'den korkanlar cephesinde yine aynı koalisyon yerini aldı.
* CHP yönetimi, muhalefeti "sağdan" yapmaya, "sağcı" ve popülist çıkışlarla kendisine muhafazakâr koalisyonda önde bir yer tutmak için faaliyete devam ediyor.
* Avrupa Birliği'ni daha büyük tehdit olarak gören, radikal milliyetçi kışkırtmaları "haklı" bulan, şiddet ve sokakta "hesaplaşma"yı isteyen koalisyonda sağcılar ve "solcular" kol kola.
* Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhuriyet Gazetesi, Doğru Yol Partisi ile Türkiye Komünist Partisi, Atatürkçü Düşünce Dernekleri ile Hizbullah taklitleri, İşçi Partisi ile Saadet Partisi aynı çizgide birleşti.
Bunları bir araya getiren ortak çizgi, Türkiye'nin ileri bir demokrasi ve hukuk devleti olmasına karşı direnme çizgisidir.
Bütün dertleri kışkırtmak
Bu cephenin kışkırtma alanları da ortaktır.
* Kürt kökenli Türk vatandaşlarının kültürel haklara sahip olmalarına hepsi karşıdır.
* PKK ile mücadeleyi bir etnik çatışmaya dönüştürme hevesleri çoğunda öne çıkmaktadır.
* 1915 Ermeni tehcirine ilişkin tartışma da aynı cephe için bir milliyetçi kışkırtma aracıdır. Mesele konuyu tartışmak ve günümüz Türkiyesi'nin bu tartışmadan alnının akıyla çıkması değildir. Ortak dertleri bu meseleyi kullanmaktır. Meseleyi bu biçimde kullanmanın Türkiye aleyhine sonuçlar doğurması da umurlarında değildir çünkü onlar için esas olan "kullanmak"tır.
* Bu cephenin önümüzdeki günlerde kullanacağı kışkırtma konusu da belli oldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Öcalan davasının yeniden görülmesiyle ilgili karar alması kesinleşmiş gibidir.
Muhafazakâr "direniş cephesi" bu meseleyi de milliyetçi kışkırtmalar ve Türkiye'nin Avrupa ile ilişkilerini bozmak için kullanma hazırlıklarına girişmiştir.
Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymayı kabul ve taahhüt etmiştir. Siyasi ciddiyet, böyle bir konunun herhangi birileri tarafından siyasi ve etnik-milliyetçi kışkırtma malzemesi olarak kullanılmasının önüne geçecek şekilde sağduyulu davranılmasını gerektirir.
"Direniş cephesi" için önemli olan kışkırtma ve gerilim yaratmak olduğundan, Türkiye'nin bu meseleden zarar görüp görmeyeceğini de herhalde onlar düşünmeyeceklerdir...
Aynı koalisyon
Türkiye yine ikiye ayrıldı. Ayrılma konusu da yine aynı. Türkiye gelecekte ve yakın gelecekte korkularından, fobilerinden, komplekslerinden kurtulmuş bir çağdaş ve ileri demokrasi ülkesi mi olacak yoksa dünün Türkiyesi olarak mı kalacak...
Haberin Devamı

