Ayıp ötesi

Haberin Devamı

Adalet Bakanı söyledi, haber, yazı, kitap yazmak ve yayınlamak, fikrini ifade etmek nedeniyle 4 bini aşkın dava ve kovuşturma devam ediyormuş. On yıl sonra dünyanın en gelişmiş on ülkesi arasında yer alma iddiasında olan bir ülkede böyle bir manzara ayıbın ötesinde bir durumu gösteriyor.

Bir basın yasası vardır, ama o yetmez, diğer kanunların her yerine onlarca madde, insanların istenildiği zaman susturulmasını sağlamak üzere serpiştirilmiştir ve bunlar genel “havaya” göre uygulanır.

Bu maddelerle ilgili olarak başta basın örgütleri olmak üzere birçok kuruluş çalışma yapmış, ayıp listelerini yayınlamıştır. Ama, şu anda bu durum hükümetin de dikkat alanı içinde değildir, muhalefetin de bu ayıbı temizleme konusunda ciddi bir çalışma yaptığını söylemek mümkün değildir.

Muhalefet vekillerinin zaman zaman adlarının basında yer almasını sağlamak üzere verdikleri yasak savma babından önergeleri ciddi bir çalışma olarak görmek de mümkün değildir.

***

Bir ülkede fikrini beyan eden, haber yazan, yazı yazan, kitap yazanlar hakkında 4 bini aşkın dava ve kovuşturma olduğunu dünya biliyor. Bu rakamın Türkiye’yi dünyadaki gelişmişlik sıralamalarında iyice altlara ittiğini de sık sık görüyoruz.

AKP sözcüleri, kendi hükümet dönemlerinde demokrasi yönünde atılan adımlar dolayısıyla her fırsatta övünüyor. AKP’nin ilk hükümet döneminde yapılan basın kanunundaki değişikliklerin yetersizliği o sırada da defalarca belirtilmiş olmasına rağmen aynı yasa yürürlükte. Bu yasada hapis cezalarının yerini ağır para cezalarının almış olması olumlu bir değişiklik olarak görülmüştü. Ancak para cezalarının yüksekliği, mali açıdan çok güçlü olmayan her yayın organını ya da gazetecinin, yazarın kendisini “aşırı” bir tehdit altında bırakıyor. Üstelik bu yasada para cezası getirilen birçok fiil için ceza yasasında öngörülen hapis cezaları temizlenmemiştir.

***

Bu ayıplardan kurtulmak zor değildir, buna karşı çıkan da olmayacaktır. Ama bunun için de, Türkiye’nin gerçekten fikir ve ifade özgürlüğüne sahip bir ülke olmasının hiçbir zararı olmayacağını, bu ayıbın kendi ayıbı olduğunu kavrayabilen siyasi iradeler henüz ortada görülmüyor..

DİĞER YENİ YAZILAR