Avrupa sözünü tuttu

Fransa Devlet Başkanı Chirac ile Almanya Başbakanı Schröder'in Türkiye'ye görüşme tarihi vermek konusunda anlaşmış olmalarıyla Avrupa'nın 12 Aralık'ta "sözünü tutacağı" kesinleşmiştir

Haberin Devamı

Fransa Devlet Başkanı Chirac ile Almanya Başbakanı Schröder'in Türkiye'ye görüşme tarihi vermek konusunda anlaşmış olmalarıyla Avrupa'nın 12 Aralık'ta "sözünü tutacağı" kesinleşmiştir.
Avrupa sözünü tutmuştur çünkü Türkiye de bütün sözlerini tutmuş, bundan sonrası için de sözlerine sadık olacağını göstermiştir.
12 Aralık'ta belki Fransa ve Almanya'nın anlaştığı gibi biraz "uzak" olan Temmuz 2005 tarihi çıkacaktır, belki de devam eden görüşmeler ve pazarlıklar sonucu bu tarih biraz daha geriye gelecektir.
Ama esas olan kesinleşmiştir, Türkiye Avrupa Birliği tam üyelik görüşmeleri için tarih alacaktır.

Neden Temmuz 2005
Fransa ile Almanya'nın bir de "2004 raporu"ndan söz etmeleri biraz kafaları karıştırmıştır. Ancak yapılan açıklamada tarih, "şartlı" bir tarih olarak belirtilmemektedir.
Türkiye'nin ve Türkiye ile aynı bakış açılarını paylaşan Avrupa ülkelerinin istedikleri tarih 2004 baharıdır.
Fransa ile Almanya'nın bu tarihin bir yıl daha ilerde olmasını önermelerinin iki nedeni bulunmaktadır.
Birinci neden bu ülkelerin iç kamuoyları ve politik dengeleridir. Her iki ülkede de sağ partiler Türkiye'nin AB üyeliğine karşıdır ve bunu iç politikada ve Avrupa politikalarında kullanmaktadırlar.
Yakın bir tarih, yakın bir üyelik olacağı, hatta kamuoyu görüşme tarihini üyeliğin gerçekleşmesi gibi algılayacağı için iç politikada sıkıntıları bulunan iki lider 2005'i uygun görmüşlerdir.
Tarihin ileri alınmasının bir nedeni de Brüksel'deki Avrupa Komisyonu'nun isteğidir. Komisyon, 2004 baharında 10 ülkenin üyeliğinin başlayacağını, bunun hem fiili çalışma açısından hem de çeşitli fonların kullanılması açısından sorunlar getirdiğini, bir de Türkiye ile görüşmelerin başlaması durumunda pratik ve mali sorunların artacağı gerekçesiyle 2005 yılını önermiştir.

24 kriter ve Kıbrıs
Görüşme tarihi 2005 Temmuz ayı da olsa, 2004 baharı da olsa Türkiye'nin bütün yükümlülüklerini yerine getirmek için yeterli süresi olacaktır.
Elbette bu, önceki yıllarda alıştığımız gibi oturup oturup son anda harekete geçerek yapılamaz.
2004'te ya da 2005'te, görüşmeler başladığı anda Türkiye'nin üyelik için gerekli olan 24 temel kıstasın büyük çoğunluğunu yerine getirmiş olması gerekmektedir.
Şu anda "sorun" olarak Kıbrıs görüşmeleri henüz ortada durmaktadır. Eğer 12 Aralık zirvesine kadar Denktaş ile Klerides "Annan Planı"nın "ilkeler bildirisi" bölümünü imzalarlarsa iki lider de "Birleşmiş Kıbrıs hedefi için çalışan liderler" olarak Kopenhag zirvesine davet edileceklerdir. Bu davetin anlamı, Kıbrıs barış sürecinin yoluna girdiğinin Avrupa tarafından kabul edildiğidir.
Eğer bu imza gerçekleşmezse iki tarafa tekrar 2003 Şubat ayı sonuna kadar Birleşmiş Milletler tarafından süre verilmesi söz konusudur. Bu tarihin anlamı da yine "Kıbrıs Cumhuriyeti nin AB üyeliğiyle ilgili resmi süreçlerin önümüzdeki mart ayında başlayacak olmasıdır.
Avrupa liderleri, içlerinden birçoğunun kabul ettiği gibi görüşme tarihini 2004'e alabilirler. Ama tarih Fransa ve Almanya'nın anlaştığı gibi 2005'te kalsa da 12 Aralık "Avrupa Bayramı" olarak kabul edilmeli ve bütün Türkiye 2 yıl sonrasının "mükemmel" Türkiye'si için seferber olmalıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR