Asıl dava şimdi başlıyor

Haberin Devamı

Ergenekon davasının ikinci iddianamesi birincisine göre çok farklı, çok daha açık. Birinci iddianamede varlığından söz edilen yapılanmanın siyasi boyutu ve terör bağlantıları açık değildi.

İkinci iddianame, birincisinin önemli boşluklarını dolduruyor. İddiaların doğruluğu, elbette dava sürecinde ortaya çıkacaktır. Ama iddiaların vahim olduğunu kabul etmek zorundayız.

* Neden 2009 yılında Türkiye’de hâlâ Ergenekon türü bir örgütlenme var, neden hâlâ bazıları şiddet kullanarak siyasi amaçlara ulaşmaya çalışıyor?

Asıl soru budur ve bu sorunun cevabını da açıkça söylemek zorundayız: Türkiye’de demokrasi, sadece bir tarafça değil, birçok tarafça hazmedilmiş değildir, aksaktır, eksiktir.

***

Sağ siyasi iktidarlar bazı uygulamalarıyla sürekli olarak kuşkular uyandırmıştır.

AKP dahil, birçok sağ siyasi partinin, rejimin temelleriyle oynama niyetleri bulunduğu kuşkusuna yol açtıkları bir gerçektir.

Sağ siyasi iktidarlar, demokrasiye gerçekten mi bağlı oldukları, yoksa demokrasiyi, hatta Avrupa Birliği üyeliğini bir araç olarak mı kullandıkları kuşkusunu silmekte zorlandıkları izlenimi bırakmışlardır.

Diğer yandan da bu “aksak demokrasi” içerisinde sağ siyasi iktidarlara demokratik seçenek yaratmakta ciddi başarısızlık söz konusu olmuştur.

Bugün de durum farklı değildir, merkez ve merkez sol siyasilerin ağır başarısızlıkları siyasi

İslam kökenli AKP’yi seçeneksiz hale getirmiştir.

* Tabii ki bu tablo, asla demokrasi dışı yolların aranmasının gerekçesi olamaz, olmamalıdır.

Aslında bu gerçek, Türkiye’de siyasi yapının kırılganlığının giderilmesi için bilinçli siyasi faaliyette bulunulması

ihtiyacını gösteriyor.

***

Sağ siyasi iktidarların ülkenin geleceğini tehlikeye soktuğu inancının sonucu, iktidarları sandık dışında devirme yollarını aramak olmamalıdır. Bu eğilimi zihinlerden atmak, tamamen ortadan kaldırmak, bu eğilimin önünü tıkamak artık bir zorunluluktur.

* Sağlıklı ve gerçekçi olan tek yol, siyasi yapının güçlenmesi için çalışılması ve demokratik sistemin işlemesinin sağlanmasıdır.

Çok acılı dönemlerden geçtik, bütün izler birbirine karıştı, defalarca “esas”ı unuttuk, “esas”ı bize unutturdular.

Ergenekon davası, seçeneğin ve “kurtuluş”un demokraside olduğunun teyidi davasıdır.

Bu dava üzerine düşünürken; demokrasinin kendi ağırlığını koymasıyla Ergenekon türü rüyaların görülebildiği ortamın ortadan kalkacağını da hatırlamak durumundayız.

Ergenekon davası, olması gereken aşamaya gelmiştir. Bu
dava dolayısıyla geçmişimizin önemli bir dönemiyle hesaplaşmak, ama hep birlikte hesaplaşmak, hep birlikte özeleştiri yapmak zorundayız.

DİĞER YENİ YAZILAR