Arjantin, ekonominin en ağır krizini anlatan kelime oldu. "Arjantin gibi olmak denince şöyle bir durum kastediliyor: Ülke yönetimine güven sıfırlanmıştır, faizler ve reel faizler tırmanmıştır, halk parasını dövize çevirip evine ya da yurt dışına götürmektedir, devlet tek çare olarak banka mevduatlarına el koyar. Bu "batış" tablosudur ve Türkiye daha önce bunun eşiğine gelmiş, son anda kurtulmuştur. Şimdi bir kez daha güvensizlik ve tedirginlik havası yayılmaktadır. Bu güvensizliğin göstergesi faizlerdir. Şu anda faizler yüzde 65 dolayındadır. Enflasyon yüzde 30 olduğuna göre gerçek faiz yüzde 35'tir. Türk hazinesi açısından durum "faizci pençesine düşmüş tüccar" durumudur.
Kıl payı!..
Sürekli olarak "Borçların çevrilmesinde sorun yok" denilmektedir. Evet, Türkiye borçlanın çevirmektedir, ama yüzde 35 reel faiz ödeyerek çevirmektedir. Uluslararası finans kuruluşlarının ardı ardına Türk ekonomisiyle ilgili olumsuz açıklamaları yeni zorluklar yaratacaktır. Türk hazinesinin kâğıtlarını satın almak için Türkiye'nin yönetimine güven olması gerekir, Türk hazinesinin yüzde 65 faiz ödemesi durumun "kıl payı" devam ettirildiğinin göstergesidir. Enflasyonun üzerine yüzde 35 "ekstra" faiz ödeyerek borçlanmak uzun süre dayanılabilecek bir sistem değildir. Eğer bu eğilim devam eder, faizler yüzde 80'e doğru giderse şu anda "Arjantin eksi 2" olan durumumuz "Arjantin eksi l" olur ve "Arjantin'e bir parmak kalır". Şık sık Türk ekonomisinin "kırılganlığından" söz edenler "kibarca" bunu anlatmaya çalışıyorlar.
Kafa karıştıranlar
Dolar fiyatının l milyon 700 bin liranın üzerine çıkması ve bankaların ellerindeki dövizi tutabilmek için euro ve dolar faizlerini yükseltmeleri ilk anda büyük bir tedirginlik yaratmıyor. "Arjantin eksi 2"de halkın parasını dövize ve altına çevirip "yastık altına" sokması henüz yaygın bir eğilim değildir. Yaygınlaşması ise "Arjantin eksi l" durumuna geçişi gösterir. Türkiye'nin daha genel ekonomik sorunlarından biri "dışa bağımlılık tır. Geçen krizlerde dibe yuvarlanmamızı ihracat ve turizm gelirleri önlemiştir. Şimdi ise her ikisi de önemli ölçüde azalacaktır. Bütün bunların üstüne Türkiye'nin Avrupa ile ilişkileri donmuş, Kıbrıs'ın kilitlenmesi Türkiye'ye olumsuz bakışları perçinlemiş, savaş pazarlıklarının tarzı siyasi güven kaybını artırırken ABD ile ilişkileri de bozmuştur. Piyasa, faiz, borç, döviz denildiği zaman bunlardan bir şey anlamayanlar, Türkiye'nin dünyadaki yerini görmeden yorum yapanlar sadece kafa karıştırırlar ve tabii vaziyeti düzeltmezler.
Arjantin eksi 2
Arjantin, ekonominin en ağır krizini anlatan kelime oldu. "Arjantin gibi olmak denince şöyle bir durum kastediliyor: Ülke yönetimine güven sıfırlanmıştır, faizler ve reel faizler tırmanmıştır, halk parasını dövize çevirip evine ya da yurt dışına götürmektedir, devlet tek çare olarak banka mevduatlarına el koyar...
Haberin Devamı

