Arınç Bey’in talimatı

Haberin Devamı

Türk ordusunun, NATO’nun en güçlü ordusu olduğunu, dünyadaki ordular içinde de en tepelerde yer aldığını biliyoruz. Bunun üzerine, en rahatsız edecek soruyu soralım: Böyle güçlü bir ordu otuz yıldır devam eden Kürt isyanının neden bastıramadı?

Bu soruya Ankara’daki ruh şu cevabı vermeye çalıştı: Terörün işbirlikçileri var, terörü destekleyenler var, hainler var, o yüzden bastıramıyoruz.

Bu cevap verilince de gereği yapıldı. En küçük farklı bir görüş bile “ihanet” olarak nitelendi, en masum beyanda bulunanlar içeri atıldı. Andıçlar hazırlandı, insanlar korkutuldu, tehdit edildi. Yargısız infazlar yapıldı.

Bu otuz yıl içinde Ankara’daki zevat yüzlerce kez “terörün başı ezildi”, “örgüt can çekişiyor” diye konuştu. “Teröre en küçük taviz yok” sözü “bizden farklı bir söz söyleyeni ezeriz” olarak tekrar edilip durdu.

Bu mantıkla bir yere varılamayacağını söylemeye çalışanları ölüm listelerine yazanlar oldu. Bunların bir ucunun Silivri olduğunu da bilmeyen kalmadı.

Son 13 şehit gerçekten içimizi yaktı ve birileri bunu “çözüm demokraside” diyenlere saldırı fırsatı olarak kullandı.

***


Bülent Arınç önceki gün bir beyanatla savcılara görev vermiş. Söylediği şu: “özgürlük alanlarından istifade ederek bazı örgüt yanlısı insanların tamamen örgüt lehine propaganda yaptığı (...) destek sağladığı (...) örgüt yandaşlarını cesaretlendirdiği (...) görülmektedir.” Ve Başbakan Yardımcısı savcıları göreve çağırıyor.

Arınç’ın sözleri otuz yıldır tekrarlana tekrarlana vıcıklaşmış sözlerdir. Ama Arınç, demokrasi vaadinde ısrar eden hükümetin Başbakanı’nın yardımcısıdır. Bu söyledikleri otuz yıldır, sorunu içinden çıkılmaz hale getiren mantığın hortlamasından başka bir şey değildir.

Diyor ki Arınç: “BDP’lileri atın içeriye, onları korumaya kalkanları da atın içeriye, bizim gibi konuşmayan herkesi atın içeriye.”

***


Otuz yıldır böyle yapıldı. Bu ruhun en ileri hali de şu anda Silivri’de temsil ediliyor. Herkes susacak, konuşmakta ısrar edenler de iptal edilecek ruhunun Bülent Arınç’ın sözleriyle hortlaması ilginçtir. Bu mantık hâlen, en katı AKP karşıtı yayın organlarında zaten sürekli yazılıp çiziliyor. Eğer AKP’nin en tepesindeki birkaç kişiden biri o mantığa döndüyse savcılara bir talimat daha versin, Silivri’deki fikirdaşları da salınsın, el ele herkesi susturma faaliyetini yürütsünler. Ama arada bir gizlice de olsa düşünsünler, “otuz yıldır böyle yapıldı, neden olmadı?” diye...

DİĞER YENİ YAZILAR