Köyün bilgesi, o yörenin aptalı olarak bilinen kişinin eşeğini kıyasıya dövdüğünü görünce müdahale etti. "Oğlum kendine gel! Zavallı hayvanın canını çıkardın. Hiç unutma başkasına karşı şiddete başvuranlar eninde sonunda şiddetle karşılık görürler..." Aptal dayağa ara vermeden yaşlı bilgeye cevap verdi: "Amca, işte ben de bu eşeğe tam bunu öğretmeye çalışıyorum. Lanet hayvan biraz önce beni çifteledi, fena halde canımı yaktı..." Sonra eşeği daha şiddetle dövmeye devam etti. Bilge kişi yanındaki öğrencisiyle oradan uzaklaştı. Sonra öğrencisine dönerek şunu söyledi: "Aptalların hayat felsefesi düşünen insanlardan daha derin, daha anlamlı, daha gerçekçi olamaz.Buna kuşku yok. Ama bunu dile getiriş biçimleri bizden çok daha inandırıcı ve etkileyici..."
Şirazlı Sadi'nin Gülistan adlı kitabında anlattığı "insan" hikayelerinin birinde "veremi göster, sıtmaya razı olsun" mantığı şöyle anlatılıyor: Bir bey genç kölesi ile gemiye binmiş, ama gemi yola çıktıktan az sonra hava patlamış. Hayatında ilk kez gemiye binmiş genç köle, dalgalar gemiyi salladıkça kendini yerden yere atıyor, bağırıyor, ağlıyor, dualar ediyormuş. Efendisi köleyi sakinleştirmeye çalışmış, geminin bu havaya dayanabileceğini, korkacak birşey olmadığını anlatmış. Ama genç köle kendine söylenen hiçbir sözü dinlemiyor, ağlayıp çırpınmaya devam ediyormuş. Aynı gemide yolculuk eden yaşlı bir adam beyin yanına yaklaşmış ve şöyle demiş: "Eğer izin verirseniz ben bu köleyi sustururum efendim." Kölenin çırıpnmalarından iyice sıkılmış olan bey de "Tamamdır, ne yaparsanız yapın, yeter ki sussun" demiş. Bu söz üzerine yaşlı adam iki kuvvetli denizci çağırmış ve köleyi denize atmalarını söylemiş. Suya atılan zavallı köle yüzme bilmediği için bir batıyor, bir çıkıyor, devamlı çırpınıyormuş. Bir süre sonra yaşlı adam denizcilere "Tamamdır alın gemiye" demiş. Gemiciler köleyi yakalayıp gemiye çekmişler. Genç köle bir kenara çekilmiş, yavaş yavaş soluklanmış ve ondan sonra bir daha sesi sedası çıkmadan öylece oturmuş. Bey yaşlı adam "Sağolun, ama bu yaptığınızın hikmeti nedir" diye sormuş ve şu cevabı almış: "Bu genç köle daha önce hiç suya batmamış, ne olduğunu bilmiyordu. Bu yüzden gemide bulunmasının selametini de anlamıyordu. Denize atılıp daha büyük bir tehlikeyle karşılaşınca gemide bulunmasının değerini anladı. Huzur ve saadet böyledir. Bir felaketle karşılaşmayan kimselerin pek çoğu huzurun kıymetini bilmez..."
Aptalın Eşeği
Köyün bilgesi, o yörenin aptalı olarak bilinen kişinin eşeğini kıyasıya dövdüğünü görünce müdahale etti
Haberin Devamı

