Baharın ilk aylarıydı. Dağın eteklerinde kurulmuş bir köye sel geldi. Yakındaki ırmak yatağından taşmıştı. Köye kadar ulaşan su hızla yükseliyordu. Köy halkı bütün imkânlarını seferber ederek canlarını ve mallarını kurtarmak için telaş içinde koşuşturmaya başladılar.
O hengâme arasında köylülerden birinin aklına aniden caminin imamı geldi. Bakmak için camiye koştu. İmam yüzü mihraba dönük, orada öylece oturuyordu. "Haydi imam efendi, sen de gel bizimle, kaçalım bu sel felâketinden" dedi.
İmam yerinden hiç kımıldamadan, "Ben bugüne kadar Tanrı'ya bütün varlığımla hizmet ettim, o beni her türlü beladan da, bu sel felâketinden de kurtarır, siz kendinize bakın" diye cevap verdi.
Çaresiz köylü, imamı öylece bırakıp ailesinin yanına koştu.
Köylüler yardımlaşma ve dayanışma içinde kendilerini kurtarırlarken köyü basan su hızla yükselmeye devam etti, camiyi bastı. İmam da zorunlu olarak minareye çıktı. Bulup buluşturdukları tahtalardan sal yapmış olan birkaç kişi köyden uzaklaşırken imamın minarede olduğunu fark ettiler. Yaklaştılar, imama "haydi gel" diye seslendiler.
İmam yine istifini bozmadı, "Siz kendinizi kurtarın, Tanrım beni kurtarır" dedi.
Su biraz daha yükseldi, minareye kadar ulaştı. İmam öylece bekliyordu. Bu arada şehirden de yardım gelmişti. Bir helikopter camiye doğru alçaldı, minarenin hizasına geldiğinde kurtarma ekibindekiler aşağıya ip merdiven sallandırdılar ve imama "haydi gel" diye işaret ettiler.
İmam yine kımıldamadı, "Tanrım beni kurtarır" dedi, başını öte yana çevirdi.
Biraz sonra su minareyi de örttü, imam boğuldu...
Cennetin kapısına geldiğinde imam Tanrı ile görüşmek istediğini söyledi. Melekler isteğini yerine getirdiler.
"Tanrım" dedi imam, "Ben hep senin iyi bir kulun oldum. Hiç senin yolundan ayrılmadım. Ama sen beni selde kurtarmadın, boğulmaya terk ettin. Neden?"
"Olur mu" dedi Tanrı, "Ben seni kurtarmak için çok uğraştım, Önce bir köylü gönderdim, sonra salın üzerinde başka köylüleri de gönderdim, en sonunda da kurtarma ekibiyle bir helikopter de gönderdim. Ama sen kurtarılmayı hiç istemedin! Kendini kurtarmak istemeyen birisi için ben bundan daha fazla bir şey yapamam ki!.."
Anlayana
Baharın ilk aylarıydı. Dağın eteklerinde kurulmuş bir köye sel geldi. Yakındaki ırmak yatağından taşmıştı. Köye kadar ulaşan su hızla yükseliyordu. Köy halkı bütün imkânlarını seferber ederek canlarını ve mallarını kurtarmak için telaş içinde koşuşturmaya başladılar
Haberin Devamı

