Haberin Devamı
Çöken bir imparatorluğun içinden yepyeni bir devlet ve ulus çıkarmanın anlamını iyi düşünmeliyiz. Zihinlerimizde bunun anlam ve değerini zaman zaman kaybedişimizin nedenlerini de iyi düşünmeliyiz.
Mustafa Kemal’in ne yaptığını, ne yapmak istediğini, genç -ve hâlâ genç cumhuriyete koyduğu hedefleri de anlamak ve anlatmak gerekiyor.
84 yıl önce Mustafa Kemal, “cumhuriyet” ilan etmeye karar verdiğinde bu kelimenin anlamını bilmeyenler de vardı, bu yolun ucundan korkanlar da...
Artık bu korkuların yok olduğunu söyleyebiliriz belki ama Mustafa Kemal’in koyduğu “muasır medeniyet” hedefinin bugün gelinen noktadaki anlamlarından korkanlar da az değil.
Mustafa Kemal’in ülkeyi çıkardığı “uygarlık yolu” o gün bazı “şekil” düzenlemelerini de içeriyordu. Bunları bugün garipseyenler, hafifseyenler olabilir. Ama 84 yılın bütününe baktığımız zaman onun attığı bütün temellerin anlamı çok güçlü bir şekilde ortaya çıkıyor.
O gün hukukun çağdaşlaşması en önemli devrimlerden biriydi, bugün yine hukukun çağdaşlaşması gibi bir sorunumuz olması, aradaki dönemde “çağdaşlaşma” meselesinin anlamını kaybetmiş olanlarla bağlantılıdır.
“Muasır medeniyet”in unsurları 84 yıl içinde daha da gelişmiştir, yeni boyutlar kazanmış, yeni ayrıntılarla zenginleşmiştir.
Bu yola 84 yıl önce çok güçlü bir şekilde çıkmış olan ülkemizin arada ayak sürçmeleriyle kaybettiği zamanı da görmek zorundayız.
Mustafa Kemal, genç cumhuriyetin temellerini atarken hep “barışçı” oldu. Doğu’ya doğru da barışçı bir politika izledi, Batı’ya doğru da barışçı politika izledi.
Onun kurduğu sağlam temeller üzerine devam edenler, genç cumhuriyetin İkinci Dünya Savaşı belası içinde helak olmasını engelledi. Türkiye’nin ikinci kurtuluşu, Dünya Savaşının dışında kalmasıyla sağlandı.
Mustafa Kemal’e karşı en büyük yanlışı yapanlar bir avuç meczup değildir. Onun asıl düşmanları, kurduğu dünyayı yanlış yorumlayanlar, adını küçük siyaset ve iktidar oyunlarına alet edenlerdir.
Atatürk’ü gerçekten sevenler, onu gerçek boyutlarıyla, engin vizyonuyla genç kuşaklara anlatanlardır.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı bütün Türk halkına kutlu olsun. Herkes bunun anlamını, değerini bir kez daha ve iyi düşünme fırsatını kullansın.

