Ankara'nın başarısı

Ucu bucağı bulunmayan dehlizler, kimin neden çalıştırdığı belli olmayan öğütme çarklarıyla Ankara Türkiye'yi her konuda engelleyen gerçek bir güç olmuştur

Haberin Devamı

Ucu bucağı bulunmayan dehlizler, kimin neden çalıştırdığı belli olmayan öğütme çarklarıyla Ankara Türkiye'yi her konuda engelleyen gerçek bir güç olmuştur.

Ankara derken, Cumhuriyetin kurulduğu Ankara ile bugünkü Ankara'yı karıştırmamak gerekiyor. O Ankara, Türkiye'yi modern çağlara hazırlama heyecanı içindeki bir Ankara idi. Bugünkü Ankara ise her yeniliği buharlaştırmada ustalaşmış, her gelişmeyi keskin çarklarıyla öğütmekte dünya birinciliğine yükselmiş bir düzenin adı olmuştur.

Türkiye, yarım yüzyıl sonra çok önemli bir adım için kararını veriyor, ülkenin gelişmiş dünya standartlarında ulaşması için Avrupa Birliği ekseninde reformlara girişiyor. Bu çalışmaların koordinasyonu için bir genel sekreterlik kuruluyor. Ve aslında daha ilk günden işi sarpa sardıracak koşullar hazırlanmaya başlıyor.

Bu sekreterlik kuruluyor ama 6 yıl boyunca teşkilat yasası çıkarılamıyor. İlgililer, yeterli kaynak ayrılmadığı için nitelikli eleman sıkıntısı çektiklerini ilan ediyor. Sekreterlikte kuruluşunda öngörülen kadronun sadece dörtte biri çalışıyor. Binlerce sayfa dokümanın işleneceği bu merkezde hepsi hepsi 2 çevirmen görevli!

Tahsis edilen bina ruhsatsız olduğu için su bağlanmamış!..

Türkiye'nin ayak bağı
Avrupa başkentlerine, Avrupa Birliği organlarının çalıştığı şehirlere bol bol heyetler gidiyor. Geliyor, tekrar gidiyorlar. Meclis kanunlar çıkarıyor ama bunların uygulanmasıyla ilgili sorunların arkası gelmiyor.

Bütün bu işlerin uyum içinde yürütülmesini sağlayacak olan Avrupa Birliği Genel Sekreterliği merkezinin bile aslında terk edilmiş olduğu ortaya çıktı. Suyu akmayan ruhsatsız bir binada Türkiye'nin çağdaş uygarlığa yürüyüşünü hızlandıracak çalışmalar yapılacak!

Ankara, Avrupa Birliği meselesini karanlık dehlizlerde buharlaştırmak için, bu olayın gerçekleşmesi yolunda çalışanları yıldırmak, bıktırmak, inançlarını yok etmek için gereken her şeyi yapıyor. AB Genel Sekreterliği binasının gecekonduya çevrilmesi de bu faaliyetlerin içinde küçük bir parça. Ama bu örnek, Ankara'da egemen olan zihniyetin neler yapabileceğini, nereye kadar direneceğini gösteriyor.

Köhne bir zihniyetin gelişmeye karşı direnmesinin, ülkenin çıkarları için değil kendisinin varolması için mücadele etmesinin bütün örnekleri Ankara'da yaşanmaya devam ediyor.

Ankara bütün yapısıyla iktidarını korumak için uğraşıyor. Bu yapının içinde her türlü bürokrasi, bütün siyasi partiler de var. Türkiye'nin asıl ayak bağı olan bu yapının Avrupa Birliği Genel Sekreterliğini çalışmaz hale getirmek için her şeyi yapması da çok doğaldır.

Türkiye, satın alma gücü paritesine göre Avrupa'nın en fakir ikinci ülkesi. Türkiye'den daha fakir sadece Makedonya var. Ankara'da egemen yapının neye karşı direndiğini görmek için bunu hatırlamak bile yeterlidir.

DİĞER YENİ YAZILAR