Anayasası az kampanya

Haberin Devamı

Referandum kampanyasını erkenden başlatan üç lider de meydanları dolduruyor, parti örgütleri ciddi sayılarda izleyici toplamayı başarıyor. Herkes bundan memnun görünüyor.

Ama liderlerin meydan konuşmalarında en az değindikleri konu anayasa değişikliği!

Anayasa dışında 12 Eylül’den işsizliğe, derslik sayısından hayat pahalılığına kadar, teröre kadar her konuyu konuşuyorlar.

Erdoğan İzmir’de Haliç’i nasıl temizlediklerini bile anlattı.

Bu üslup, kampanyayı anayasa meselesinden uzağa, AKP için bir tür güvenoyu ortamına götürüyor.
12 Eylül’de sandık başına gidenlerin önemli bir kesiminin verdikleri evet ya da hayır oyunu, anayasa değişikliği için değil AKP’ye güven ya da güvensizlik oyu olarak kullanmalarıyla ortaya çıkacak sonuç, on ay sonra yapılacak seçimi de bir ölçüde belirleyecektir.

***

12 Eylül oylamasının giderek üç siyasi partinin, bu partilerin liderlerinin ve yönetimlerinin de kaderlerini belirleyecek bir nitelik kazanması bunların her biri için ciddi “risk” unsurlarına da yol açıyor.
Hayır oylarının evetlerden bir fazla bile çıkması AKP’nin, Tayyip Erdoğan’ın ilk kez “seçim kaybetmesi” olarak algılanacak ve iktidar partisi genel seçime “yaralı” olarak gidecektir.

Buna karşılık, CHP-MHP-BDP üçlüsünün karşısında yüzde 51’lik bir evet bile AKP’yi bir seçim daha kazanmış havasına sokacaktır. Sonucun bazı araştırmalardaki gibi yüzde 55-57 gibi bir evet oranına ulaşması ise kuşkusuz AKP’yi genel seçime “rakipsiz” girer gibi bir havaya sokacaktır.

***

CHP’de ise, zaten parçalı yönetim yapısında, hayırların çoğunluk olması durumunda faturayı hemen yeni genel başkana çıkarmak için hazır bekleyen bir grup var. Eski genel başkan Deniz Baykal’ın son konuşmaları da bu hazırlığın şimdiden başladığını gösteriyor.
Referandumda istediği sonucu alamamış ve tekrar yönetim kavgaları içine sürüklenmiş bir CHP’nin genel seçime iktidar adayı olarak girememesinin sonuçları da bellidir.
Sonuç ne olursa liderlerin referandumu güven oylamasına dönüştürmeleri nedeniyle 13 Eylül sabahı bugünden çok farklı bir siyasi tablo ile karşılaşacağımız da anlaşıldı.

DİĞER YENİ YAZILAR