AKP hükümetinin siyaset mevsiminin açılışıyla birlikte bir "anayasa meselesi" üzerine kamuoyu araştırması yapacağı anlaşılıyor. Bu tür araştırmalar, ortaya bir mesele atmak, kimlerin ne tepki verdiğini izlemek şeklinde olur. Alınan sonuçlara göre, farklı tepkiler ölçülür ve buna göre de siyasi "manevra" yapılır.
Elbette bir "anayasa sorunu"muz bulunuyor. Uzun, gereksiz ayrıntılar doldurulmuş, hâlâ devleti ve kamu kesimini vatandaşa karşı koruyucu unsurlar taşıyan bir anayasamız var.
Bu anayasanın geniş bir toplumsal uzlaşma ile çağdaş niteliklere kavuşturulması, hatta baştan aşağıya tekrar yazılması gerekli. Ancak burada önemli olan, "toplumsal uzlaşma" kavramıdır.
* Bizde genellikle bu tür uzlaşmalar, herkesin istediğinin metne konulması şeklinde olur. Böyle olunca da ortaya bugünkü gibi bir anayasa çıkar.
Ancak anlaşıldığı kadarıyla AKP erkânının bugün yürüttüğü çalışmalar bu yönde değil. İlk bilgilere göre, hazırlanan taslakta cumhurbaşkanının yetkileri biraz daha kısılıyor. Bu da Tayyip Erdoğan'ın şu anda Çankaya'ya çıkmak eğiliminde olmadığı anlamına gelebilir.
Sonsuza dek iktidar mı?!
Bu konuda sızan bilgilere göre, cumhurbaşkanı seçilmek için gerekli nitelikler arasındaki eğitim düzeyi şartı çıkartılacak, yani ilkokul mezunu bir kişinin de cumhurbaşkanı olması mümkün olacak.
Bunun anlamsızlığını ve yanlışlığını uzun uzun anlatmaya bile gerek yok. Bu tür bir girişim, en basitinden "popülist" bir gösteridir. Bunu önerenlerin ciddiye bile alınmaması gerekir.
* Seçim kanunlarında yapılacak değişikliklerin ancak bir sonraki seçimde geçerli olmasına ilişkin hükmün kaldırılacağı da ilk taslakta yer alıyor. Bu, bütün siyasi iktidarların tutulduğu hastalığa AKP'nin de yakalandığını gösteriyor.
Bu hastalık çok basit ve eski bir hastalıktır: İktidar sahibi, bir sonraki seçimi de kazanabilmek için yasalarla oynayarak tedbirler almaya başlar. Hastalığa yakalananlar, aldıkları bu "tedbirler"le sonsuza dek iktidarda kalacaklarını sanırlar. Ama durum gerçekte hiç de öyle olmaz. Bu tür değişiklikler iktidar partisine belki bir-iki yıl kazandırır, ama asla sonsuza kadar iktidar imkânı vermez.
Kuvvetli iktidarların kendi siyasal hedefleri çerçevesinde anayasa ile oynamaları siyasi hayatımızı aşağıya çeken kötü alışkanlıklardan biridir. Bunu yapanların hiçbiri bugün yok.
Bu tür oyunlara heves edenlerin önce bunu düşünmesi gerekir.
Anayasa ile oynamak
AKP hükümetinin siyaset mevsiminin açılışıyla birlikte bir "anayasa meselesi" üzerine kamuoyu araştırması yapacağı anlaşılıyor. Bu tür araştırmalar, ortaya bir mesele atmak, kimlerin ne tepki verdiğini izlemek şeklinde olur. Alınan sonuçlara göre, farklı tepkiler ölçülür ve buna göre de siyasi "manevra" yapılır
Haberin Devamı

