Irak savaşıyla ilgili en kötü senaryonun, Amerikan-İngiliz kuvvetlerinin başarısızlığı kabullenip Irak'tan çekilmeleri olacağı söyleniyor. Bu ihtimal zayıf görünse de sıfır değildir. Saddam Hüseyin ve yakınlarının ele geçirilmesi gecikirse gerilla taktikleriyle yapılacak direniş Amerika için "bunaltıcı" olabilir. Elbette güçlü ihtimal Amerika'nın askeri bir başarı kazanmasıdır. Bu durumda Amerikan-İngiliz kuvvetlerinin birkaç yıl bölgede kalmaları öngörülmektedir. Yükselen Arap milliyetçiliği ve İslamcı "cihad" dalgalarıyla birlikte bu "birkaç yıl"in bile nasıl geçeceğini öngörmek güçleşmektedir.
Berbat bir çetele
Amerika'nın ikinci Dünya Savaşı'ndan "süper güç" olarak çıkmasının ardından son 50 yılda, tek tek ülkelere ve bu ülkelerin yöneticilerine karşı 16 silahlı müdahale yapılmıştır. Bu müdahalelerin bazıları askeri ve siyasi başarısızlıkla sonuçlanmış, bazılarında operasyon alanı ülke daha kötü günler yaşamıştır. Bir tarih turu yapalım.
1953 Iran: Seçimle gelen solcu Başbakan Musaddık CIA desteğindeki darbeyle devrildi. Rıza Pehlevi ABD desteğiyle baskıcı bir rejim kurdu, sonuç 1979 İran İslam Devrimi oldu.
1954 Guatemala: CIA destekli darbeyle askeri rejim kuruldu, demokrasiye 1986'da dönüldü, ardından da iç savaş çıktı.
1960 Kongo: Eski Belçika sömürgesinde seçimle gelen milliyetçi Lumumba CIA desteğiyle devrildi, öldürüldü. Başa geçirilen Mobutu 32 yıl en acımasız, en yozlaşmış diktatörlük rejimini yürüttü.
1965 Dominik: Darbeyle gelen solcu general Bosch Amerikan işgaliyle devrildi.
1973 Şili: Solcu başbakan Ailende CIA desteğiyle devrildi. General Pinochet 17 yıl iktidarda kaldı ve Amerikan kuklası diktatörlerin sembolü oldu. Bunlar "unutulmuş", çok eskilerde kalmış müdahaleler. Bundan sonra da 1974 Vietnam yenilgisi var, 1978 Lübnan yenilgisi var, 1983 Granada rezaleti var, 1985 Filipinler rezaleti var, 1992 Somali yenilgisi var.
Bu kez işler karışık
Amerika'nın başını çektiği 2 askeri müdahale 1999'da Sırbistan ve 2001'de Afganistan operasyonları dünya kamuoyunun çok büyük bölümü tarafından desteklenmişti. Aynı şekilde 1991'de Irak'ın Kuveyt'i işgaline karşı yapılan askeri operasyon da da büyük destekle ve Birleşmiş Milletler kararlarıyla yapıldı. Bu kez dünya kamuoyunun desteği çok zayıf, Birleşmiş Milletler kararları da yok. Sırplar'in uyguladığı "etnik temizlik", Taliban'ın uyguladığı vahşet, Irak'ın Kuveyt'i işgali bütün dünyada nefret uyandırmıştı. Saddam rejiminin işlediği suçlara karşı da kamuoyunda belirli bir nefret duygusu olmasına karşın bu kez askeri müdahalenin bütün unsurları farklı olduğu için sonuçlarının öngörülmesi hiç de kolay değil.
Amerikan müdahaleleri
Irak savaşıyla ilgili en kötü senaryonun, Amerikan-İngiliz kuvvetlerinin başarısızlığı kabullenip Irak'tan çekilmeleri olacağı söyleniyor
Haberin Devamı

