Amerika ve Kürtler

Başbakan'ın ABD gezisinin ana gündem maddelerinden biri Kuzey Irak ve PKK sorunu olarak açıklandı. Türkiye'nin Amerikan yönetiminden isteği, açık olarak bu bölgedeki PKK askeri varlığına son verilmesidir

Haberin Devamı

Başbakan'ın ABD gezisinin ana gündem maddelerinden biri Kuzey Irak ve PKK sorunu olarak açıklandı. Türkiye'nin Amerikan yönetiminden isteği, açık olarak bu bölgedeki PKK askeri varlığına son verilmesidir.

Bu konudaki talep ve tartışmalar yeni değil. Amerikan yönetimi de Irak savaşında kendisine "stratejik" ve "sadık" ortak seçtiği Kürtlerle uyumunu bozmak istemiyor.

* II. Dünya Savaşı sonrasında bölgedeki milliyetçi Kürt hareketleri varlıklarını ve etkinliklerini sürdürmek için bazen Sovyetler Birliği'nin, bazen de ABD'nin yanında olmuştur.

Bir tarafta Barzaniler diğer tarafta Talabaniler Türkiye-İran-Irak üçgeninde tutunabilmek için her zaman büyük bir güce yaslanmıştır.

Şu anda da durum aynı. Sovyetler'in dünya etkinlik savaşından çekilmesinden beri tek büyük güç olarak kalan ABD, Kürtlerin vazgeçemeyecekleri müttefik durumunda.

* Bu denge içinde Amerikan yönetiminin PKK'ya karşı askeri tedbir alması çok güçtür. Kuzey Irak'taki Kürt yönetiminin de kendi içinde sağladığı zor barışı ve uyumu bozacak bir şey yapması mümkün değildir.

Geleceğin Irak'ında, adı ister federasyon ister konfederasyon olsun, Kürtler bağımsızlığa çok yakın bir konum elde etmek üzere. Onların da kendi içlerindeki dengeyi bozmaları beklenemez.

Türkiye'nin kararlılığı
Musul ve Kerkük'ün Kürt şehirleri olarak tescil edilmeleri bu önemli petrol bölgesinin tam anlamıyla Kürt yönetimine geçtiğinin ilanı olmuştur.

PKK Türkiye için sorun olmaya devam ediyor. Kürt asıllı Türk vatandaşlarının önemli bölümünün silahlı eylemlere karşı açık tavır almaları Türkiye'nin iç barışı açısından temel unsurdur. Ancak PKK bu barışı çiğneme yönünde faaliyet gösteriyor. Bu durumda PKK'yı hem Türkiye'de hem Kuzey Irak'ta pasifliğe yöneltecek asıl unsur Türkiye'deki demokratik gelişimin sürmesidir.

* İkinci önemli unsur da Kuzey Irak'ta kurulmuş fiili Kürt yönetiminin Türkiye ile yakın işbirliğini ana politika olarak benimsemesidir. Tabii bunun için güven verici adımları iki tarafın da atması gerekiyor.

Avrupa'nın sınırlarının Türkiye ile birlikte Kuzey Irak'ı da içine alacağı bir "manevi" yapının oluşması bizi silahlardan, savaşlardan kurtaracak, Kürt halkının geleceğini de güvence altına alacaktır.

Bu yolda asıl aktör ve yönlendirici güç de ABD yönetimi değil Türkiye'nin ufuklarıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR