Amerikan yönetimleri, yönetici kadroları halklardaki Amerika karşıtlığına alışıktır. Onların önem verdiği, diğer ülkelerdeki yönetimlerin tavrıdır.
Başbakan Erdoğan'ın Amerika gezisinin amacı da bu. Amerikan yönetimine birinci ağızdan "AKP yönetiminde bir Amerikan karşıtlığı yoktur. Tam tersine, ABD'nin Ortadoğu ve dünya politikalarında tam bir görüş birliği içindeyiz" denilmiştir.
Amerikalılar meselelere düz ve basit bakarlar. Bu sözün "gereğinin" yapılmasını doğrudan ve en açık şekilde isterler.
* Bush-Erdoğan görüşmesinde bu açıklık büyük olasılıkla yer almamış, genel ve karşılıklı övücü sözlerle durum geçiştirilmiştir.
Başbakan, daha önce açıkladığı gibi kendi yönetiminde bir ABD karşıtlığı olmadığını ve ABD'nin ana politikalarına katıldığını söylemiş, buna karşılık Kıbrıs ve PKK konularındaki talepleri iletmiştir.
* Erdoğan'ın Amerikan yönetimine verdiği sözlerin ve taahhütlerin nasıl yerine getirilebileceği önemlidir.
Amerikan yönetiminin tersine Erdoğan, Suriye'nin kendi haline bırakılması ve iç gelişmelerle doğal olarak değişim yaşaması gerektiğini düşünmektedir.
Bush yönetimi ise Ortadoğu'yu "bizden olanlar ve bizden olmayanlar" diye ikiye ayırmıştır. "Bizden olmayanların" arasında Suriye ve İran da vardır ve Irak'taki gelişmelere bağlı olarak Amerikan yönetiminin bu ülkelere ilişkin yeni adımlar atması beklenmektedir.
Zor dönem ve AKP...
* Ankara'nın bu konuda yaşayacağı güçlükler zaman geçtikçe artacak ve Amerikan yönetimi Erdoğan'ın sözlerini somut olarak kanıtlamasını isteyecektir.
Bunun içinde Suriye'nin ekonomik olarak biraz daha sıkıştırılması yönünde adımlar vardır ve Türkiye'nin buna katılması beklenecektir.
Aynı şekilde İran üzerinde yeni baskılar kurulduğu zaman da Türkiye'ye bazı talepler gelecektir.
Hükümet, bu meseleler ortaya çıktıkça "bunalmaya" daha fazla aday bir dalgalanma içinde olduğunun işaretlerini veriyor.
Başbakan'ın Amerika gezisinin ardından "büyük başarı," "her konuda anlaştık," "çok samimi davrandılar," üslubu yine tekrarlanacaktır. Ama gerçek durumun böyle olamayacağı da biliniyor.
* AKP hükümeti, Irak savaşının başında "yan çizdiği" için Bush yönetimi tarafından "kuşkulu listesi "ne konulmuştur. Bu gezi o listeden çıkarılmaya yetmeyecektir. Ve hem bu listeden çıkmak hem de Türkiye'yi zora sokacak politikalardan kaçınmak büyük bir siyasi ve diplomatik ustalık gerektirecektir.
Bu ustalığa AKP hükümetinin sahip olduğunu söylemek de biraz fazla iyimserlik olur.
Düzeltme ve açıklama
Dünkü yazımızda Kuzay Irak'ta Kürt yönetiminin durumu ele alınırken bir dil alışkanlığı nedeniyle "Musul ve Kerkük" ifadesi yer almıştır. Tabii ki Musul'un Kuzey Irak'taki durumla bir ilgisi yoktur. Özür dileriz.
* Buna karşılık Kerkük'ün bir "Kürt şehri" olması ve önemli petrol bölgesinde Kürtlerin egemenliği konusundaki ifade, "fiili" durumu anlatmak için kullanılmıştır. Bu konuda henüz yasal bir "teyit" yoktur, ancak fiili durumun bu şekilde özetlenmesi bizce doğrudur.
Amerika karşıtlığı
Amerikan yönetimleri, yönetici kadroları halklardaki Amerika karşıtlığına alışıktır. Onların önem verdiği, diğer ülkelerdeki yönetimlerin tavrıdır
Haberin Devamı

