Bir kişinin taraftarmış gibi göründüğü bir duruma aslında karşı olduğunun en açık göstergesi, ileriye sürdüğü kuvvetli "ama'lardır.
Konuya şöyle girilir: "Tabii ki ben de Türkiye'de tam ve eksiksiz bir demokrasi olmasını istiyorum..." Sonra kısa bir sessizlik olur ve aynı ağızdan kuvvetli bir "Amaaa..." çıkar.
Bu "ama"lar ne olursa olsun, gerçekte anlamı şudur: "Aslında öyle bir şey istemiyorum, ancak söylemeye cesaret edemiyorum, bu şekilde kıvırtmaya çalışıyorum..."
"Karnından konuşmak" deyimi de benzer durumları anlatır. Açık konuşamamak, görüşlerini net ve anlaşılır biçimde söyleyememek, altı boş yönetici kesimde yaygın bir hastalıktır.
■ CHP bir süredir, hatta uzunca bir süredir hiçbir önemli olayda ön alamamanın sıkıntısı içinde "ama"larla bezenmiş engelleme politikalarından medet umma durumunda.
■ Türkiye'nin Avrupa Birliği yolunda, Anayasa'da yapması gereken son değişiklikler gündemde.
CHP bunları desteklemek, hatta bazı maddelerde daha ileri değişiklikler istemek, toplumu bu konuda bilgilendirmek ve daha ileri bir hukuk sisteminin öncülüğünü yapmak yerine "ama" muhalefetine girişmiştir.
CHP ne yapıyor!..
Bu kez "ama"nın konusu milletvekili dokunulmazlığıdır. Mevcut şekliyle dokunulmazlık, özellikle de geçmiş dönemlerde birçok kişiyi, bir zırh gibi, siyasi olmayan adi suçları dolayısıyla cezalandırılmaktan kurtarmıştır. Dokunulmazlık uyuşturucu kaçakçıları, trafik suçluları, karşılıksız çek suçluları, zimmet suçluları için çalışmış ama DEP'liler için çalışmamıştır.
(Bu arada insan hatırlamadan edemiyor: Tansu Çiller neden insan içine çıkmıyor. Bir buçuk yıldır kendisini gören ve kendisinden haber alan yok.)
■ Bugünkü milletvekili dokunulmazlığı sisteminin değişmesi şarttır. Ancak CHP'nin, kamuoyunun da desteklediği bu konuya sarılarak Anayasa değişikliği paketini engellemeye kalkmasını haklı görmek de mümkün değildir.
■ CHP sözcüleri bu paketin içeriği hakkında bir şey söylemek yerine sabah akşam dokunulmazlık meselesini şart olarak öne sürdüklerini anlatıyorlar.
■ CHP Kıbrıs meselesinde fena halde "taca çıktı". Avrupa Birliği meselesinde de eski usul siyasi mücadele üslubunu bir kenara bırakmaz da adına ve tarihine yakışan tavırları almazsa kendini bulacağı mevki bellidir. Şu anda orada MHP vardır ve MHP ile iç ve dış politikada bütün görüşleri "aynı olmuş" bir CHP'nin varlık nedeni de ortadan kalkmış demektir.
"Ama"larla zaman kaybı
Bir kişinin taraftarmış gibi göründüğü bir duruma aslında karşı olduğunun en açık göstergesi, ileriye sürdüğü kuvvetli "ama'lardır
Haberin Devamı

