Allah gerçekten Türkiye'yi korusun

Dün iki köşe yazısı yayınlandı. Bunlardan birisi emekli büyükelçi Gündüz Aktan imzasıyla Radikal Gazetesi'nde yer aldı

Haberin Devamı

Dün iki köşe yazısı yayınlandı. Bunlardan birisi emekli büyükelçi Gündüz Aktan imzasıyla Radikal Gazetesi'nde yer aldı. Başlığı:

"Bunları Kendilerinden Kurtarın." Diğeri de İlhan Selçuk'un Cumhuriyet'te yayınlanan yazısı. Başlığı: "Ülkücülerin Durumu?"

Gündüz Aktan "liberal aydın" olarak tanımladığı kişilerin savunduğu görüşlere, bunları zaman zaman tahrif ederek saldırıyor. Kızdığı da "liberal aydınlar"ın Kürt, Kıbrıs ve Ermeni meselelerinde "devlet"i eleştirmeleri.

Gündüz Aktan bir devlet memuru olarak başarılı hizmetlerde bulunmuş, değerli bir büyükelçidir. Ama bu yazısındaki öfkeyi anlamak mümkün değil.

Nasıl kurtarılacaklar?
Aktan'a göre Türkiye Cumhuriyeti devletinin Güneydoğu politikası doğrudur.

* Bu politikayı eleştirenler yapılan yanlışların bütün Güneydoğu'nun ve kurt kökenli Türk vatandaşlarının PKK ve benzeri örgütlere teslim edilmesi olacağını söylediler.

Bugün ne oldu?

Gündüz Aktan şöyle bir baksın. Uzağa gitmesine de gerek yok. Son Nevruz kutlamalarına bir baksın. Sonra elini kalbine koyarak söylesin.

* Aktan bugüne kadarki Kıbrıs politikasını eleştirenlere büyük öfke duyuyor.

O zaman bu politikalar sonucunda Rauf Denktaş'ın torununun bile Rum pasaportu ile dolaştığını da düşünmek zorunda.

Gündüz Aktan, Ermeni meselesinde yine "biz" diye konuşuyor. Aktan kendisinden farklı düşünenlerin uyarılarını hiç izlememiş. Söylenen çok basit: Birileri bu meseleyi Türkiye Cumhuriyeti'nin üzerine yıkmak istiyor, bu oyuna gelmemize yol açacak yanlışları yıllardır yaptık. Artık yapmayalım.

Gündüz Aktan yazısının başlığını "Bunları Kendilerinden Kurtarın" diye atmış. Başlığın ne anlama geldiğini yazının sonunda görüyoruz:

"Toplumda yeniden doğuş krizinin ne demek olduğunu, ölmek isteyenin katilini nasıl çağırdığını, Yunan tragedyasından ilkel bir Türk trajedisi yaratmak üzere olduklarını belki anlayabilirlerdi..."

Benim ilk aklıma gelen, herhalde başkalarının da aklına gelmiştir ve aklıma gelen "şey" bir emekli büyükelçinin kastedebileceği bir "şey" değildir.

* Gündüz Aktan Türkiye Cumhuriyeti'nin emekli bir büyükelçisi olarak Atatürk'ün "muasır medeniyet" sözünü de düşünmek durumunda olmalı. Türkiye'nin Suriye, Irak, İran, Pakistan olması mıdır Atatürk'ün sözünü ettiği muasır medeniyet?

Vahim unutkanlık...
İlhan Selçuk, yazısının başlığındaki "Ülkücülerin Durumu?" sorusuna "cevap verirken" şöyle yazıyor: Dincilik sağcılıktır, milliyetçilik-ülkücülük solculuktur.

* İlhan Selçuk da birçok şeyi unutmuş. Başta Uğur Mumcu cinayetini, Abdi İpekçi cinayetlerini... Susurluk çetelerini, öldürülen, boğazlanan insanları unutmuş. Elinde Cumhuriyet Gazetesi olduğu için dayak yiyen, öldürülen insanları, Sivas'ta Madımak Oteli'ne canlı canlı yakılan insanları unutmuş. Halen "çeşitli" alanlarda faaliyet gösteren "ülkücü mafyalar"i görmezden geliyor. Linç girişimlerini de görmüyor. Yazıyı yazdığı sırada Gönen'de ne olduğunun bile farkında değil.

Gündüz Aktan yazısını "Allah onları ve bizi korusun" diye bitirmiş.

Bu iki yazıyı birbirinin ardından okuduktan sonra söylenebilecek bir tek söz kalıyor:

Allah Türkiye Cumhuriyetini, Türk ulusunu ve hangi kökenden olursa olsun bütün Türk vatandaşlarını korusun.

Buna çok ihtiyacımız var.

DİĞER YENİ YAZILAR