AKP hükümeti kurulalı bir yıl oluyor. Bu bir yıl içinde her yönetim gibi AKP de eleştirilecek birçok yanlış yaptı. Bunların bazılarından döndü, bazılarında yanlışı görmedi; kimi zaman bocaladı, kimi zaman en kararlı tavırları aldı. Ancak şurası kesindir, AKP hükümeti gibi kendisine bu kadar çok kredi açılmış ayrıca karşısında zayıf muhalefet olan başka bir hükümet bulmak zordur. Tabii ki demokratik rejimlerde.
Bunun bir nedeni önceki dönemlerde yapılanlara karşı yükselen tepkidir. Önceki dönemin özeti de yolsuzluklar, skandallar, kısır siyasi çekişmeler, krizlerdir.
Türk toplumu bu dönemin noktalanmasını istediği için en düzgün bulduğu en "yeni" ye yöneldi.
Bir yıl sonra, AKP'nin kredileri de, geleceğe yönelik iyimser beklentiler de devam etmektedir.
ANAR'ın son kamuoyu araştırması, merkez sağdaki, biri hariç bütün parti seçmenlerinin AKP'ye yönelişinin sürdüğünü göstermektedir.
Kıyaslamayı 3 Kasım 2002 seçimlerinin resmi sonuçlarına göre yaptığımız zaman, yani oy vermemiş olanları ve bugün halen "hiçbiri" diyenleri dışarda bıraktığımız zaman ortaya şu tablo çıkıyor:
3 Kasım 2002 27-30 Ekim 2003
AKP....................34,2.............44,4
CHP...................19,4.............17,7
Genç P...............7,2...............7,3
DYP....................9,5...............6.8
MHP...................8,3...............6,8
DEHAP...............6,2...............6,4
ANAP.................5,1...............2,1
SP.....................2,5...............2,3
Diğer.................7,3...............6,0
Bu kamuoyu araştırmasından şu sonuçları çıkarmak mümkündür:
• AKP merkez sağda rakipsiz olmaya devam etmektedir ve diğer merkez sağ ve radikal sağ partilerden AKP'ye oy kaymaktadır.
• CHP son bir yılda ana muhelefet partisi olmanın avantajları kullanamamıştır ve bu oy oranıyla yerel seçimlerde de "sürpriz" konumunda kalacaktır.
• DEHAP blok oylarını korumaktadır ve bu oyların dağılımı dolayısıyla yerel seçimlerde de kendi bölgesinde başarılı olacaktır.
Değerini bilirlerse...
Ancak bir ilginç sonuç daha var: Uzan ailesinin birçok ferdi kaçaktır, her gün bu ailenin mali işleriyle ilgili birçok konu açıklanmaktadır. Ama Cem Uzanın partisi oy kaybetmemektedir.
Buradan da başka iki sonuç çıkarılabilir:
• Uzan ailesinin işlerine ilişkin yolsuzluklar halka iyi anlatılmamıştır. Bu ailenin yönettiği işlerdeki finans oyunları iyi açıklanmamıştır.
• Ya da bir kısım vatandaşımız devletle böyle mücadele edebilen bir parti liderini takdir etmekte, hatta bu ailenin tercih ettiği yollar ve iş yöntemlerinden çok, önemli olanın başarısı olduğunu düşünmektedir.
Her iki ihtimal de ne yazık ki kötü bir durumun ifadesidir. Ama Genç Parti'nin üçüncü parti olarak oylarını korumasının başka bir açıklaması da olamaz.
AKP hükümetinin çözmesi beklenen en temel sorunlardan biri Türkiye'nin bir yolsuzluklar ülkesi olmaktan çıkarılmasıdır. Bunun yolu, önce halka meselelerin iyi anlatılması ve adalet sisteminin de doğru dürüst çalıştırılmasıdır.
AKP şu anda hem rakipsiz hem de alternatifsizdir. Bu durumu iyi değerlendirmek, Türkiye'nin gelişmesi ve gerçekten temizlenmesi için kullanmak da onların elindedir.
• ANAR araştırmasının bir bölümünü daha aktaralım:
Türkiye'nin Avrupa Birliği üyesi olmasını isteyenlerin oranı yüzde 74,6 ile bugüne kadarki en yüksek orana yükselmiştir.
AKP'nin şansı
AKP hükümeti kurulalı bir yıl oluyor. Bu bir yıl içinde her yönetim gibi AKP de eleştirilecek birçok yanlış yaptı
Haberin Devamı

