En güvenilir seçim araştırmalarını yapan kuruluşun son araştırmasında AKP'nin oy oranının yüzde 60'ları aşması doğal tepkilerle karşılandı. Böyle yüksek bir orana AKP'nin şaşırması bile doğal. Diğer partilerin sözcüleri ve adaylar geleneksel tepkilerle Tarhan Erdem'i suçladılar. Ancak bugüne kadar yapılmış başka araştırmalar da ana eğilimin bu araştırmadaki gibi olacağını söylüyordu.
Son bir haftada beklenmedik gelişmeler olmazsa, AKP'nin yüzde 55 ve üzerinde bir oy oranına ulaşması sürpriz olmayacaktır. Sorulması gereken soru ise, AKP'nin böyle yüksek bir oranı hak edip etmediğidir. AKP'nin iktidarda bulunduğu on altı ay içinde böyle bir "teveccühü" hak edecek bir başarısının olduğunu söylemek zordur.
Ekonomide, geçen hükümetin başlattığı IMF programına devam edilmiştir. Anayasa ve yasalarda, geçen dönemde başlatılmış olan reformlara devam edilmiştir. Geçen dönemde üçlü koalisyon iktidardaydı. Hem ekonomi hem demokrasi açısından koalisyonunda anlaşmazlık vardı. Buna rağmen birçok önemli adım atılabilmişti.
AKP ise büyük bir çoğunlukla tek parti iktidarına sahiptir. Geçen dönemin koşullarıyla kıyaslandığında çok büyük avantajlara sahiptir. Buna rağmen Anayasa ve yasa değişiklikleri açısından çok daha fazla çalışma yapılabileceği halde ancak "makul" gelişmeler sağlanmıştır. Kafalar karışık oldukça...
AKP'nin "temiz toplum" ve "temiz siyaset" konularında iki temel dayanağı vardı. Biri önceki dönemin mali yolsuzluklarının üzerine kuvvetle gidileceği vaadiydi. On altı ayda sadece Uzanlar'ın üzerine gidilmiş, bu grubun televizyon kanalları ve gazeteleri "kamulaştırılmıştır". Bunun dışında banka yolsuzlukları konusunda tahsilat, zararların karşılanması ve sorumlulardan hesap sorulması anlamında önemli bir adım atılmadığı ortadadır.
Ekonomide, yatırımların teşviki açısından ve işsizliğin azaltılması için de herhangi bir gelişme yoktur. "Duble yol" gibi cin fikirler ekonomiye bir canlandırma getirmediği gibi, işsizlik gerçek anlamda artmaktadır. Türk halkı hâlâ dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanmakta, hükümet enflasyonla mücadele programında en kolay yollan, Tekel ürünlerine zammı ve telefon vergilerini kullanmayı sürdürmektedir.
Devam edebiliriz: Üniversite reformu tıkanmıştır, bütün öğrenci burslarının devlet elinden dağıtılması gibi kuşku verici işler yapılmaktadır. Devam edelim: Bazı bakan çocuklarının "iş" faaliyetleri mide bulandırıcı düzeydedir. Bunlara karşılık AB üyeliği konusunda etkili bir çalışma yapılmaktadır. Ama sonuç almak için daha sekiz ay vardır.
Kıbrıs'ta bir çözüm için hükümet önemli adımlar atmış, ama henüz sonuca ulaşılamamıştır. O zaman AKP hükümetinin hangi başarısı yüzde 60'lık bir halk desteğini hak etmektedir? Bu sorunun cevabını "eski siyasilere ve partilere olan nefret" diye veriyorsak AKP'nin böyle bir desteği hak etmediğine inanıyoruz demektir.
Türkiye'de yine birçok açıdan kafalar fena halde karışmıştır. Ve bütün bu karışıklık AKP'ye yaramaktadır.
AKP'nin hakkı mı?
En güvenilir seçim araştırmalarını yapan kuruluşun son araştırmasında AKP'nin oy oranının yüzde 60'ları aşması doğal tepkilerle karşılandı
Haberin Devamı

