Lübnan’a asker gönderme tezkeresi AKP hükümeti için bir tür “kendi iktidarına inanç tazelemesi” oldu.
Bu konuyla ilgili olarak günlerdir, haftalardır kararın sakıncaları yazılıyor. Meclis’te dün özellikle CHP sözcüsü Onur Öymen son derece açık, anlaşılır bir konuşmayla bütün olumsuz ihtimalleri anlattı.
Bunun yanında halkın önemli kesiminin meseleye olumsuz yaklaştığı, Lübnan’a asker gönderilmesinin en basit tanımıyla İsrail’in güvenliğinin sağlanması olarak görüldüğü de ortada.
Bunlara rağmen AKP hükümeti neden bu kadar ısrar ediyor?
* Belki burada hükümetin şu andaki durumuna bakmak gerekiyor:
Hükümet ne zaman elini ekonomiye atsa sadece işlerin karıştığı sayısız örnekle görülmüştür. Kuşkusuz hükümet de aslında ekonomiyi yönetmediğinin farkında.
En büyük sorun olarak görülen işsizlikle ilgili bir gelişme de sağlanmış değil.
Halkın ikinci büyük sorun olarak gördüğü terör konusunda da bir gelişme sağlanamadı. Tam tersine, Hükümet bu konuda da başından beri yalpalıyor, açık bir siyasi çizgi oluşturamıyor.
Bunların yanına özellikle yerel yönetimlerde fazlasıyla öne çıkan, AKP’lilerin ihale meraklarını da eklemek gerekir.
Tehlikeli yol, tehlikeli ruh hali...
Bütün bunlar, AKP’nin bütün önemli sorunların peşinden sürüklendiğini, gelişmelere hakim olamadığını göstermektedir.
Bir fındık meselesi bile siyasi iktidarın elinden “kaçıvermekte”dir.
Elbette Başbakan Erdoğan da, yakın çevresi de bunun farkındadır. Eğer farkında değillerse durum daha da vahimdir.
Ve böyle durumlarda, ufku dar bütün siyasi iktidarların yaptığını yapmış, iktidarını gösterecek bir “olay” aramıştır. Bulduğu “olay” da Orta Doğu savaşıdır.
Bu karanlık bölgeye Türk askeri gidecek, Başbakan ve Dışişleri Bakanı dünyanın önemli liderleriyle buluşacak, bol bol telefon konuşması yapacak ve Orta Doğu barışının baş aktörü rolüne soyunacaktır.
Herhalde bu ruhi durum içinde Amerikan yönetimine de bazı sözler verilmiştir. Bu sözlerin neler olduğu yakında ortaya çıkar.
* Başbakan, halen “iktidarda” bulunduğunu kendi kendisine ve Türk halkına kanıtlamak için seçtiği tehlikeli yolda ilerlemektedir.
Kulaklarını, beynini ve yüreğini kendi halkının sesine bu kadar tıkamak da çok tehlikeli bir ruh halinin ifadesidir.
AKP’nin sıkışıklığı
Lübnan’a asker gönderme tezkeresi AKP hükümeti için bir tür “kendi iktidarına inanç tazelemesi” oldu
Haberin Devamı

