AKP gelirse...

Tek başına bir AKP iktidarında hangi ihtimallerle karşı karşıya kalacağımızı düşünmek durumundayız.

Haberin Devamı

Merkezin "kendi kendini" çökertmesiyle birlikte daha sağa kayan yüzde 30-35'lik bir oy kitlesinin AKP'yi birinci parti olarak çıkarması büyük ihtimaldir.
Bu ihtimal gerçekleştiği anda bazı belirsizlikler bugünden karşımıza çıkmaktadır.
Birinci belirsizlik, kimin başbakan olacağıdır. Tay-yip Erdoğan'ın milletvekili adayı olamaması, ama parti genel başkanı ve lideri olarak kalması dolayısıyla AKP iktidarının başbakan adayı belli değildir. Öne çıkan isimler Abdullah Gül, Bülent Arınc ve Abdüllatif Şener'dir. Dördüncü isim, bürokrasiden gelen ve daha sonra bu çizgiye yönelmiş olan Vecdi Gönül'dür. İlk üçü de Refah-Fazilet çizgisi içinde "temayüz" etmiş, siyasi İslam içinde yetişmiş isimlerdir.

Geveleme ve bol vaat..
Bu isimler arasında AKP'ye oy vermemiş yüzde 70'i bir ölçüde rahatlatacak olan, Vecdi Gönül'dür. ilk dönem, "rahatlatma" dönemi için Vecdi Gönül'ün seçilmesi büyük olasılıktır. Ancak Gönül de AKP içinde "rahatsızlık" yaratacaktır.
Şu anda AKP'de sahnenin önüne Erdoğan dışında bu dört isimden hiçbiri çıkmamaktadır. Bazen Erkan Mumcu çıkarılmakta ve "ön rahatlatma" böylece sağlanmaya çalışılmaktadır.
AKP'nin ekonomik program ve Avrupa Birliği programı ile ilgili görüşleri net değildir. Genel olarak, konuştukları zaman bu iki temel konuda "makul" yaklaşımlar göstermekte, ancak bu konular tek tek açıldığında bir "geveleme" sistemi başlamaktadır.
Seçim meydanlarında Erdoğan'ın konuşmaları çok sık "popülist" bir üsluba kaymaktadır. AKR toplumun en hoşnutsuz kesimlerinden, ekonomik krizin en fazla etkilediği kesimlerden oy almak peşinde olduğu için vaatleri bollaştırmaktadır.
Erdoğan'ın emeklilikle ilgili açıklamaları bunun en açık örneğidir. Sosyal güvenlik sistemi gerçek olarak iflas etmiştir. Emeklilik maaşlarının ödene-memesi durumunun kıyısında gidilmektedir. Bu büyük kara delik ana krizin nedenlerinden biridir. Erdoğan da emeklilik yaşının düşürülmesi ve koşullarının yumuşatılması için söz vermeye devam etmektedir. Benzer görüşler tarımla ilgili olarak tekrar edilmektedir.

Sisin ardında ne var!
AKP'nin eğitimle ilgili en önemli sorunu "türban"dır. Bu meseleyi mesele olmaktan çıkarmak, bir gerilim konusu yapmamaktan söz ederlerken bir anda en keskin üslupla tekrar bu konuya dönüvermişlerdir.
Önemli bir belirsizlik de hemen yanı başımızdaki Irak olayına ilişkin AKP'nin bakış açısıdır. Bu kriz, savaş olsa da olmasa da Türkiye'yi aşırı ilgilendiren ve çok önemli bir diplomatik beceri gerektiren en önemli olaylardan biridir. AKP'nin Dışişleri Bakanı aday adayları da bilinmemekte, partinin çevremize bakışı hiç bilinmemektedir.
Türkiye'nin yaşadığı mali kriz konusunda da AKP'nin görüşlerinde çok fazla karışıklık ve önemli ölçüde "oportünizm" olduğuna ilişkin belirtiler de vardır. Bunun örneği, krize giren bankalarına devlet tarafından el konulan üç işadamının Tayyip Erdoğan ile gizli tutulmaya çalışılan bir görüşme yapmaları, bu görüşmenin öğrenilmesi üzerine Erdoğan'ın çok kızması ve bunların ötesinde bu üç kişiden birinin meydanlara çıkıp AKP için oy istemesidir.
AKP'nin tek başına iktidara gelmesi halinde, en temel konularda izleyeceği politikalar konusunda çok fazla sis bulunmaktadır. AKP de henüz bu sisleri giderecek bir şeyler söylememiştir.

Yine parti otobüsleri
Daha önce de değinmiştik, şehirlerin sokaklarında bozuk seslerle anlaşılmaz şeyler söyleyen, kulakları tırmalayan şarkı ve türküler çalan minibüs ve otobüsler hiç kimsenin sempatisini toplayamaz. İsteyen parti yöneticisi otobüsünün yanında yolda yürüsün ve geçenlerin bu gürültü kirliliğine nasıl baktıklarını kendi gözleriyle görsün.
Kulakları tırmalayan, konuşmaları anlaşılmayan bu otobüslerle minibüsler hiç kimseye oy kazandırmaz, olsa olsa kaybettirir.

DİĞER YENİ YAZILAR